Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9207 E. 2026/5638 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9207
- Karar No
- 2026/5638
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/655 E. 2022/960 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının CMK'nın 141/1-a-b-d-e-g-i-j-k maddelerine aykırılık iddiasıyla 500.000,00TL maddi, 2.000,000,00TL manevi tazminatın haksız fiilin sonlandığı 05.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin talebinin davacı hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve dava aşamasında henüz kesinleşmediği, davacının hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan tutukluluk kararının infaz görmediği gerekçesiyle tutuklamaya ve takip eden sürece bağlanan maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacının kanuni gözaltı süresi aşılarak hakim karşısına çıkarıldığı gerekçesiyle 500,00TL manevi tazminatın 05.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili, davacı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı ve davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi ve manevi tazminata esas temyiz dilekçesinde etraflıca belirtilen birden fazla husustaki talepleri hakkında yetersiz gerekçe ile ret kararı verildiğine, hükmolunan manevi tazminat miktarının düşük olduğuna, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle tazminata hak kazandığına, tutuklama kararının infaz görmediğine dair gerekçe ile davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, davacının mesleği ve konumu dikkate alındığında hükmolunan tazminatın çok düşük kaldığına, vekalet ücretine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince,"Her ne kadar davacı tutuklu kaldığı süre boyunca mesleki gelirinden mahrum kaldığı, tüm malvarlığına tedbir konulduğu, ailesinin lojmandan çıkartıldığı iddiası ile maddi tazminat talep etse de; davacının Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olma suçlarından 18.07.2016 tarihinde tutuklandığı, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan tahliye edildiği ve hakkında bu suçtan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.07.2017 tarih ve 2016/167334 Soruşturma sayılı dosyasından ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan ise kamu davası açıldığı, Ankara 22.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/149 Esas sayılı dosyasında bu suçtan mahkumiyet kararı verildiği, mahkemenin 05.03.2021 tarihli müzekkeresinde davanın istinaf incelemesinde olduğunun bildirildiği ve bu hüküm tarihine kadar UYAP'ta kesinleşme bilgisinin bulunmadığı, .. ../.. .. Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün yukarıda belirtilen yazısında belirtildiği üzere, davacının hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan tutukluluk kararının infaz görmediği anlaşılmakla tutuklamaya ve takip eden sürece bağlanan maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/8787 Soruşturma sayılı dosyasına ait belgelere göre davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.07.2016 tarihi saat 07.05'te gözaltına alındığı, görevli Cumhuriyet savcısı katılımı ile 07.10'da başlanan konutta arama işlemine 07.25'te son verildiği, yine aynı şartlarda 07.25'te başlanan araçta arama işlemine 07.35'te son verildiği, 18.07.2016 tarihi saat 01.40'ta işyeri olan .. Adliyesindeki odasında yine Cumhuriyet savcısı katılımı ile arama yapıldığı, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderilen talep uyarınca sorgu zaptının ise saat 11.27'de oluşturulduğu, bu şekilde CMK 91/1.maddesinde öngörülen kanuni gözaltı süresi olan yirmidört saat içinde hâkim önüne çıkarılmadığı, bu şekilde CMK 141/1-b.maddesinde öngörülen zarar talep sebebin gerçekleştiği, bunun dışında soruşturma kapsamında alınan ve icra edilen gözaltı, arama ve elkoyma işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, kanunda öngörülen kural ve usullere uyulduğu kanaatine varılmıştır.
Manevi tazminat talebi yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2007/8-2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da hükmedildiği üzere manevi zarar, haksız yakalama veya tutuklamaya maruz kalan kişilerin salt bu yüzden duydukları üzüntü ve acıya karşılık olup, mahkemece bu zarar tayin ve takdir edilirken, hukukun genel prensiplerinden hareketle, davacının duyduğu acı ve üzüntünün derecesi, haksız olarak tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği süre, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, davacının ekonomik ve sosyal durumunun gözönünde bulundurulması gerektiği, yine yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre manevi tazminat cezalandırma ya da zenginleşme aracı olmadığı ilkesi de gözetilerek davacının gözaltında geçirdiği aşkın yaklaşık dört buçuk saatlik süre, atılı suçun vasıf ve mahiyeti nazara alınarak takdiren 500,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile bu miktarın davacıya ödenmesine," gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Davacının 17.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı,18.07.2016 tarihinde tutuklandığı ve 29.11.2017 tarihinde tahliye olduğu ceza dosyası kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden tutuklama müzekerresinin infaz gördüğü, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden tutuklama müzekkeresinin infaz görmediği, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair kararın temyiz incelemesinden geçerek 16.11.2022 tarihinde kesinleştiği, Yerel Mahkemece davacının tazminat taleplerinin değerlendirildiği tespit olunarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı ve davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1 maddesi uyarınca Düzce 1. Ağır Mahkemesine Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.