Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9006 E. 2026/5320 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9006
- Karar No
- 2026/5320
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1049 E., 2022/1189 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek en yüksek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3 aylık dava açma süresinin kabul edilmesi için kesinleşen beraat kararının bizzat sanığa tebliğ edilmesi gerektiğine, davanın süresinde açıldığına ve davanın kabulü gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/191 Esas –2018/262 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyana tahrik etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye oIma, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından 27.07.2016 - 16.01.2018 tarihinde gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 05.02.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün 11.11.2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142/1. maddesinde "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklinde düzenlenen 3 aylık hak düşürücü süreden sonra davanın 09.09.2020 tarihinde açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142/1. maddesinde yer alan ''Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir'' şeklindeki düzenlenmiştir. Somut olayda; yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, kararın 05.02.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün 11.11.2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, ilgili düzenleme nedeniyle 3 aylık sürenin başlayabilmesi için beraat hükmünün kesinleşmesi yeterli olmayıp, hükmün kesinleştiğini belirten meşruhatla birlikte bizzat sanığa bildirilmesi gerektiği, bu nedenle dava açma süresi yönünden dikkate alınması gereken 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde öngörülen üç aylık sürenin değil aynı fıkradaki bir yıllık süre içerisinde davanın açılmasının gerekli olduğu, tazminat davasının 09.09.2020 tarihinde beraat kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık yasal süre geçtikten sonra açıldığının anlaşılması karşısında, tazminat davasının kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık yasal süre içerisinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi gerekirken 3 aylık yasal sürede açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat davasının CMK 142. maddesinde belirtilen süre içinde açılmadığı anlaşıldığından, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2026 tarihinde karar verildi.