Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8370 E. 2026/4483 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8370
- Karar No
- 2026/4483
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1661 E., 2022/518 K. SUÇ: Taksirle öldürme HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 21... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın olası kastla hareket ettiğine, takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; ölenin de kusurlu olduğuna ve fazla ceza verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 01.07.2020 tarihinde saat 21.20 sıralarında, sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş üç şeritli yolda seyir halinde iken aracının sağ ön köşe ve sağ ön cam kısımları ile önünde aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki bisikletin arka kısımlarına çarpması neticesi bisiklet sürücüsünün öldüğü, sanığın kazadan sonra yapılan alkol ölçümüne göre kaza anında 2,64 promil alkollü olduğunun tespit edildiği olayda; Adli Tıp Kurumu raporunda belirtildiği üzere, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu meskun mahalde seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermediği, hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, bu haliyle geldiği olay yerinde ön ilerisinde kendisiyle aynı yönde seyir halinde bulunan elektrikli bisiklete tehlikeli biçimde yaklaşıp arkadan çarpmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle tam kusurlu olduğu, yasal sınırın üstünde alkollü olarak araç kullanan sanığın eyleminde bilinçli taksir şartlarının oluştuğu kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, tam kusurlu olarak ölüme sebebiyet veren sanık hakkında olayın oluş şekli, kusur durumu ile dosya kapsamı nazara alındığında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği,sanıkta tespit edilen alkol miktarının fazlalığına rağmen bilinçli taksir nedeni ile (1/3) oranında artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan temel cezanın 4 yıl hapis cezası ve bilinçli taksir artırım oranının (1/2) olarak belirlenmesine karar verilmek suretiyle yeniden mahkûmiyet kararı tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Dosya içeriğine,oluşa ve kabule göre bilinçli taksir artırım oranının üst sınırdan uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş olup Tebliğnamedeki bozma sebebine iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Antalya 36. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.