Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8164 E. 2026/3883 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8164
- Karar No
- 2026/3883
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3444 E., 2022/761K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: A.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 107.090,00 TL olduğu; davacının toplam tazminat talebinin ise 2.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi olmak üzere 102.000,00 TL olduğu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.09.2016 - 04.10.2016 tarihleri arasında toplam 13 gün gözaltında kalan davacı lehine İlk Derece Mahkemesince 558,17 TL maddi, 1.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine kararın davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi nedeniyle, reddedilen toplam 101.058,17 TL tazminat miktarının davacı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42'nci maddesi ile değişik 362'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile reddedilen tazminat miktarına göre davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298'inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı vekili, davacı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine tebliği üzerine süresinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin sebeplerini bildirerek temyiz isteminde bulunmuş ise de, davalı tarafın temyiz isteminin, esasen davacı tarafın temyiz istemine bağlı olarak doğan tamamlayıcı temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu, bu kapsamda davacının temyiz talebinin miktar bakımından kesin olması nedeniyle reddine karar verilmesi karşısında davalı tarafın katılma yoluyla hükmü temyiz etmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun 298'inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304'üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.