Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8099 E. 2026/4176 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8099
- Karar No
- 2026/4176
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/191 E., 2022/450 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 27.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 16.08.2016 - 30.12.2016 tarihleri arasındaki net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama ile 5.811,08 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 16.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının iki ayrı dönem gözaltı ve tutukluluğu olduğundan bahisle 27.07.2016 - 29.07.2016 tarihleri yönünden 86,72 TL maddi, 200,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 16.08.2016 tarihinden itibaren, 15.08.2016- 30.12.2016 tarihleri arasındaki dönem için 5.897,53 TL maddi, 18.000,00 TL manevi tazminatın 16.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ve değişen vekalet ücreti yönüyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat hesabının hatalı ve eksik yapıldığına, ek ders ücretlerinin de dahil edilmesi gerektiğine, müvekkilinin aracını tutuklandığı için satmak zorunda kaldığına, gelirinin daha fazla olduğuna, suçlamanın niteliği ve müvekkili üzerindeki olumsuz etkileri dikkate alındığında hükmolunan manevi tazminat miktarının düşük kaldığına, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/6479 soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 27.07.2016 - 29.07.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, akabinde davacının 15.08.2016- 30.12.2016 tarihleri arasında 137 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yürütülen soruşturma neticesinde 04.12.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 09.01.2020 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış davanın bulunmadığı, tutukluluk ve gözaltı süresinin mahsuba konu edilmediği, Kanun'da öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün maddi tazminat miktarı ve manevi tazminat miktarı yönüyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR 27.07.2016 - 29.07.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında, 15.08.2016- 30.12.2016 tarihleri arasında 137 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacının 672 sayılı KHK ile ihraç edildiğinin belirtildiği, en son maaş ödemesinin 15.08.2016'da yapıldığının bildirilmiş olduğu gözetildiğinde davacının ilk gözaltı dönemi yönünden maaş ödemeleri yapılmış olduğundan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, ikinci dönem yönünden ise, kamu görevlisi iken ihraç edilen, Ağustos 2016 maaşını kesintili de olsa almış olan ve maaşını iade ettiğine dair bilgi bulunmayan davacı hakkında, takip eden ayın 15. günü ila tahliye tarihi olan 30.12.2016 tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücrete göre hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak ve faiz başlangıcının da "15.09.2016" olarak belirlenmesi gerekirken, davacı lehine fazla tazminata ve hatalı faiz başlangıcına hükmedilmesi temyiz eden sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, her iki dönem için belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Davacının dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihini gözaltı tarihi olarak belirtmiş olması hususu da nazara alınarak her bir dönem için ayrı ayrı belirlenen manevi tazminata ilişkin faiz başlangıcının da her bir tedbirin başlangıç tarihine göre ilk dönem yönünden "27.07.2016" ikinci dönem yönünden "15.08.2016" olarak ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.