Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/793 E. 2025/7085 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/793
Karar No
2025/7085
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/500 E., 2020/1496 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile CMK' nun 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6 maddeleri uyarınca 10 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur tespitine, sanığın olay anında alkollü olmadığına, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hukuka uygun olmadığına, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 21.10.2017 günü saat 03:20 sıralarında sanık ...'nun sevk ve idaresinde bulunan 43 UU 001 plakalı aracı ile iki şeritli, meskun mahalde Kütahya-Tavşanlı karayolunda, Tavşanlı istikametine doğru hareket halinde iken aynı istikamette hareket eden ve ölen ...'ın sevk ve idaresinde bulunan motosiklete arkadan çarpmak suretiyle sebebiyet verdiği kazada motosiklet sürücüsü ... ile motosikletin arka koltuğunda yolcu olarak bulunan ...'un öldüğü olayda, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilmiş, sanığın olay anında alkollü olduğuna dair kanaat getirilmeyerek bilinçli taksir hükümleri uygulanmamış ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak sanığın aracında bulunan bira şişesi kapaklarından, olaydan hemen sonra şok halinde olduğunu beyan etmesine rağmen alkollü olduğunu gizleme çabasında olduğunu düşündürecek şekilde aracından attığı boş bira şişesi ve bu husustaki görgü tanığı beyanları ve yol kenarına atılan bira şişesinden alınan DNA örneğinin sanığın DNA'sı ile eşleştiğine dair 15.02.2018 tarihli rapor, Tanık ... sanığın şişe attığını gördüğüne ilişkin beyanı, Tanıklar ..., ... ve ...'ın beyanlarına göre kaza mahalinde aydınlatma lambaları yanıyor olmasına rağmen sanık savunmasına göre iki kişinin bulunduğu motosiklete çarpmasına karşın bunu fark etmeyerek bir domuza çarptığını zannetmiş olması, tanıklar ... ve ...'nun beyanlarına göre kazadan sonra yakın yerde bulunan akaryakıt istasyonuna gitmiş olan sanığın alkol kokuyor oluşu hususları kül halinde değerlendirildiğinde sanığın kaza anında alkollü olduğunun anlaşıldığı, ayrıca kaza sonrası kaza yerinin terk etmesi ve sonrasında evine giderek iki üç duble viski içtiğine ilişkin savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, suçtan kurtulmaya yönelik beyan olarak değerlendirilmesi gerektiği, sanığın olay yerinden ayrılmasının vücudundaki mevcut alkol düzeyinin tespitini engellemeye yönelik olduğu, yine de hem polis hemde jandarma tarafından olaydan yaklaşık üç dört saat sonra yapılan alkol ölçümlerinde çıkan alkol miktarının 1.00 promil düzeyinin üzerinde olduğu, sanığın alkollü bir şekilde araç kullanmak suretiyle sebebiyet vermiş olduğu kazada bilinçli taksirle hareket ettiği, sanığın kusur durumu ile meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiği gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılması ile sanık hakkında yeniden mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/793, K. 2025/7085, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-793-e-2025-7085-k-68e44413be7c