Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7810 E. 2024/6770 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7810
- Karar No
- 2024/6770
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/4105 E., 2022/283 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve CMK'nın 109/3-a, b ve j bentlerinde yazılı adli kontrol uygulaması nedeniyle 70.000,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacı hakkında ilk kez Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/34677 soruşturma sayılı dosyası üzerinden silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından gözaltı kararı verildiği ve 13 gün gözaltında kaldığı, yapılan sorgusunun ardından adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı, yine davacı hakkında ikinci kez 2017/9758 sayılı soruşturma dosyası üzerinden gözaltı kararı verildiği ve terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan tutuklamaya sevk edildiği, yapılan sorgusunun ardından adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı, davacının 2. eylemi nedeniyle yürütülmekte olan soruşturma bakımından tefrik kararı verilerek soruşturmanın 2017/75133 sayısını aldığı, bu soruşturmada ise yine aynı tarihli kararla birleştirme kararı verilerek, soruşturmanın davacı hakkındaki ilk soruşturma olan 2017/34677 sayılı dosya ile birleştirildiği, her iki soruşturmanın 2017/34677 sayılı soruşturma ile birleşmesinden sonra davacının 12 gün gözaltında kaldığı, yurtdışı çıkış yasağı ve konutu terk etmeme adli kontrol tedbiri uygulamasına konu eylemi olan ve öncesinde farklı bir soruşturma numarası üzerinden yürütülen terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan 04.04.2018 tarihinde ek takipsizlik kararı verildiği, verilen ek takipsizlik kararının 13.04.2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu itibarla 2. kez uygulanan gözaltı ve adli kontrol tedbirleri bakımından davanın 1 yıllık yasal süre içinde açılmadığı; ilk kez uygulanan gözaltı tedbiri ve adli kontrol uygulamasına ilişkin olarak talebin ise beraat kararının 19.06.2019 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle yasal süre içerisinde ileri sürüldüğünün anlaşıldığı, bu kapsamda 23.06.2017-06.07.2017 tarih aralığında uygulanan gözaltı tedbiri bakımından 608,40 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın 23.06.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, adli kontrol bakımından ise; CMK’nın 109/3-a ve b bentlerinde yazılı adli kontrol uygulamaları kapsamında uğranılan zararın ispatlanmadığı gerekçesiyle tazminat hesaplamasında dikkate alınmamasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/151 Esas- 2019/216 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütü üyesi olma, silahlı terör örgütü adına eylem ve faaliyetlerde bulunma suçlarından 23.06.2017-06.07.2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, aynı şuçlardan daha sonra ayrıca 13.10.2017-25.10.2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda verilen beraat kararının 19.06.2019 tarihinde kesinleştiği, bu itibarla her iki gözaltı dönemi bakımından da davanın süresinde olduğu belirlenerek hükümdeki maddi ve manevi tazminata ilişkin kısımların tamamen çıkartılarak yerlerine, davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 23.06.2017-06.07.2017 tarihleri arasındaki gözaltı dönemine ilişkin olarak 599,36 TL maddi ve 1.100,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 23.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; 13.10.2017-25.10.2017 tarihleri arasındaki gözaltı dönemine ilişkin olarak 543,51 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 13.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ibarelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; konutunu terk etmemek şeklindeki adli kontrol tedbirinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında uygulandığına, diğer adli kontrol uygulamalarının da tazminat hesaplamasında göz önünde bulundurulması gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, faize ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine, reddedilen kısım bakımından davlı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/151 Esas- 2019/216 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla örgüt adına suç işlemek suçlarından ilk kez 23.06.2017-06.07.2017 tarihleri arasında 13 gün gözaltında kaldığı, yapılan sorgusunun ardından hakkında CMK'nın 109/3-a ve b bentlerinde yazılı adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı, davacının aynı suçlar kapsamında ikinci kez 13.10.2017-25.10.2017 tarihleri arasında 12 gün gözaltında kaldığı, terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan tutuklamaya sevk edildiği, yapılan sorgusunun ardından hakkında CMK'nın 109/3-a ve j bentlerinde yazılı adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı, davacının ikinci kez gözaltına alındığı ve hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet, terör örgütünün propagandasını yapmak suçlarından yürütülen soruşturma bakımından ayırma kararı verildiği ve soruşturmanın farklı bir esasa kaydedildiği, daha sonra yeni esas alan soruşturmanın davacı hakkında ilk kez gözaltı kararı verilen soruşturma ile birleştirilmesine karar verildiği, 04.04.2018 tarihinde terör örgütünün propagandasını yapmak suçu bakımından ek takipsizlik kararı verildiği, kararın 13.04.2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, silahlı terör örgütüne üye olmak suçu bakımından ise davacı hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19.06.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükümlerinin davacıya tebliğ edilmediği, ilk gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, 23.06.2017-06.07.2017 tarih aralığını kapsayan gözaltı süresi bakımından kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.