Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7536 E. 2026/4706 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7536
- Karar No
- 2026/4706
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3267 E., 2022/1 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 3 ay süre ile meslekten yasaklanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/1, 22/3, 62. ve 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süre ile hemşirelik mesleğini yapmaktan yasaklanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; dosya kapsamında düzenlenen raporlarda, ölenin propofol isimli ilaç sebebiyle öldüğünün kesin olarak tespitinin yapılmadığına, tanıkların da olay yerinde bulunmakla şüpheli sıfatını almaları gerektiğine, olay yerinde bulunan şırıngalarda parmak izi incelemesinin yapılmadığına, ölene ilacın sanık tarafından verildiğinin sabit olmadığına, ölenin kardeşi ve oğlunun şikayetçi olmadıklarına, sanığın yeterli delil bulunmaksızın mahkumiyetine karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Özel bir tıp merkezinde hemşire olan sanığın, aynı tıp merkezine birden çok kez gelen ölen ... ile tanıştığı, ölenin olay tarihinden bir gün önce rahatsızlanarak aynı tıp merkezine gittiği ve akut farenjit tanısı konularak ilaçlarının verildiği, olay günü ölenin sanığı telefon ile işlettiği butiğe davet ettiği ve sanığın buraya gittiği, arka kısmındaki ofis bölümüne çay içmeye davet ettiği sırada ölen kulak ağrısının geçmediğini, reçeteli ilacının olduğunu söyleyerek sanıktan ilacını damar yolundan yapmasını istediği, sanığın ölenin talebi üzerine önce ... adlı ilacı enjekte etmek için ölene damar yolu açtığı ancak dosya kapsamı ile sabit olduğu üzere ölenin isteği doğrultusunda propofol adlı ilacı uyguladığı, ölenin kendinden geçmesi üzerine olay yerinde bulunan tanıklar ... ve ...'in hastaneye götürdükleri, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan ...'in, ... Kurumu 1. Adli İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen 12... tarihli rapora göre anestezik madde alımına bağlı olarak ölümünün gerçekleştiğinin anlaşıldığı olayda, sanığın henüz mesleğinin başında 3 aylık hemşire olduğu ve meslekte acemilik sonucu neticeyi öngöremediği halde ölene damar yolundan anestezik madde vermek suretiyle taksirle ölüme neden olduğu kabul edilmekle, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuşsa da, sanığın hemşire olduğu, ameliyat öncesi kullanılabilen, hastane dışına çıkarılmaması gereken propofol isimli ampulun ameliyat durumu haricinde uygulanmasının yasak olduğunu görevi icabı bilmesi gerekmesine rağmen reçetesiz şekilde ölene damar yolundan uygulaması nedeniyle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ile olayda sanık ve ölenin eşit derecede asli kusurlu olmaları nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiğinden TCK'nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi sebepleriyle, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak ve duruşma açılarak yapılan yargılamada, eş-asli kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanarak, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2026 tarihinde karar verildi.