Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6811 E. 2024/6127 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6811
Karar No
2024/6127
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2063 E., 2021/3725 K. DAVA : 466 sayılı Kanuna göre tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk tedbirleri ve makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle 100.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında düşme kararı verilmiş olmasının tazminata engel oluşturmadığına ayrıca yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle davacı hakkında makul sürede yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacı hakkında Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 E. 2009/390 K sayılı dosyasında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, düşme kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16/01/2013 tarih, 2012/7907E. 2013/128 K. sayılı kararıyla onandığı, davacı hakkında 12/01/1981 tarihinden 21/10/1983 tarihine kadar gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin uygulandığı, düşme kararı sebebiyle davacı tarafından hakkında uygulanan koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talepli olarak işbu davanın açıldığı, dava gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun'a tabi ise de ilk derece mahkemesi kabulüne göre CMK 141. maddesi uyarınca koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebinde bulunulabileceğinin düzenlendiği, tazminat isteminin koşullarının CMK 142. Maddede sayıldığı, CMK 144. madde uyarınca Tazminat İstayemeyecek Kişilerin sayıldığı, CMK 144/1-c bendinde; " Genel veya özel af, şikayetten vazgeçme.... gibi nedenlerle.... Hakkında davanın düşmesine karar verilenler...düşürülenler" tazminat isteyemeyecek kişilerden sayıldığı, davacı hakkında zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verildiğinin dosya kapsamından sabit olduğu, davacının tazminat talebinde bulunamayacak kişilerden sayıldığı anlaşılmakla; şartları oluşmamakla davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, "466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' yerine, ''Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat'' ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. Davacı hakkında zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verildiği dikkate alındığında, somut olayda davacının 12/01/1981-21/10/1983 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı gözetilerek tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun'da belirtilen tazminat istenebilecek haller arasında bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı CMK'nın 144/1-c maddesi gereğince değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verilmesinde isabetli görülmemiş ise de, bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, davacının 12/01/1981- 21/10/1983 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yargılamanın 5271 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da devam etmesi nedeniyle yargılamanın makul sürede bitirilmediğine yönelik talebin 5271 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilerek, kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/6811, K. 2024/6127, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-6811-e-2024-6127-k-a2b0f1731bc5