Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6264 E. 2024/4240 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6264
- Karar No
- 2024/4240
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1613 E., 2021/290 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 18.057,71 TL maddi, 18.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın eksik olduğundan 25.000,00 TL'ye yükseltilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 6.397,50 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının ceza evi masraflarının ve ailesinin ceza evi ziyaret masraflarının, taşınma masraflarının tazminat kasamında ödenmesi gerektiğini, maaş zararının brüt ücret üzerinden ödenmesi gerektiğini, manevi zarara uğradığını, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/240 Esas, 2020/60 Karar sayılı dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 17.01.2019 - 15.10.2019 tarihleri arasında 271 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 24.02.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, Uyapta yapılan araştırmada davacının aynı konuda açmış olduğu başka bir davanın bulunmadığı, Davacının gözaltında kaldığı tarih itibariyle yürürlükteki net asgari ücret tutarının 2019 yılı için 2.020,90 TL olduğu, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreye ilişkin herhangi bir mahsup işlemine rastlanılmadığı, davacının emlak danışmanı olarak çalıştığının belirtildiği ancak davacının tutuklanmadan önceki gelirine ilişkin bir belge sunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından gelen cevabi yazıda davacının 14.01.2019 tarihinde işten çıkartıldığı anlaşılmakla, yerleşik Yargıtay kararları da nazara alınarak sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı sürede geçerli olan aylık net asgari ücretler baz alınarak maddi tazminat hesap edildiği, davacının cezaevinde bulunmuş olduğu sürede yapmış olduğu masrafların, ev taşımadan dolayı yaptığı masrafların, ailesinin davacının cezaevinde bulunması dolayısıyla yapmış olduğu masrafların ve diğer talep edilen tüm giderlerin CMK 141. maddesi kapsamında olmadığı, davacının sosyal ekonomik durumu, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre, gözaltında ve tutuklu kaldığı tarihteki paranın satın alma gücü ve davacının eline geçebilecek miktar, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklulukta geçen süre içerisinde duyulan ızdırap ve acı, haksız olarak gözaltına alınmanın ve tutuklananın meydana getirdiği psikolojik sıkıntı, hak ve nesafet kuralları ile hükmolunacak tazminat miktarının zenginleşme sonucunu doğurmayacağına ilişkin tazminat hukuku ilkesi gözönünde bulundurularak manevi tazminata hükmedildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin maddi tazminatın eksik olduğuna ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.