Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6259 E. 2024/7628 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6259
- Karar No
- 2024/7628
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/267 E., 2019/307 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacılar hakkında Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Davacılar vekilinin merhum ...'ın haksız yargılanması nedeniyle ...'ın vefat ettiği, kendilerinin ve merhumun kişilik haklarının ihlal edildiğini, yargılamayı yapan kamu görevlilerinin sorumlu olduğundan bahisle 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden faiz talebine ilişkin talebinin İstanbul 5 .Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.12.2010 tarih, 2010/300 Esas, 318 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 25.09.2012 tarih 2012/9 Esas, 2012/50 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/4-302 Esas, 2013/929 Karar Sayılı kararı ile hükmün bozulduğu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 03.06.2014 tarih, 2013/103 Esas, 2014/53 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, hükmün temyizi ile, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.01.2015 tarih, 2014/4/2293 Esas, 2015/3 Karar sayılı kararı ile; 18.06.2014 gün ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri ceza hakimleri ve cumhuriyet savcıları aleyhine yargısal faaliyet nedeni ile açılan tazminat davalarında görevli mahkeme konusunda değişiklik yapıldığından görev hususunda bozma kararı verildiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 15.09.2015 tarih, 2015/44 Esas, 2015/54 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek yargılamaya Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesince devam olunduğu, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacılar vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacılar vekilinin temyiz sebepleri; 5271 sayılı CMK 141/3 madde gereği hakim ve savcıların eylemlerinden ve işlemlerinden dolayı devlet aleyhine dava açılabileceğini, davanın ihbar olunan hakimlerin kişisel kusur ve haksız fiiline dayandığını, yargılamayı yapan hakimlerin kasıtlı olarak hukuka aykırı hareket ettiklerinden hukuki sorumluluklarının mevcut olduğunu, bu hukuka aykırı hareket nedeniyle müvekkillerin murislerinin ölümüne sebep olduğunu, ölenin mirasçılarının hak aramasının önüne geçilmesinin isabetli olmadığını, davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay'ın örnek kararlarında da dava açma hakkının mirasçılara ait olacağının açık olduğunu, müvekkillerinin mirasçılarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anaya tarafından koruma altına alınan yaşam hakkına müdahale edilmişken bu hususun gözardı edilmesinin hata olduğunu, kararın bozulması gerektiğini, Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan dosya dışı ölen ...'ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/1570 sayılı soruşturma dosyasında silahlı terör örgütüne üye olmak ve uyuşturucu ticaretini kolaylaştırmak suçlarından yargılandığı, silahlı terör örgütüne üye olmak suçlaması ile 05.12.2009 - 16.12.2009 tarihleri arasında 11 gün tutuklu kaldığı, tahliye kararına Cumhuriyet Savcısı ... tarafından "şüphelinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğine dair kuvveli delillerin bulunduğu iddia edilerek itiraz edilmesi üzerine CMK 250. M ile görevli İstanbul 11. ACM üyeleri davalılar ... ve ...'in oy çokluğu ile aldıkları 18.12.2009 tarihli karar ile itirazın kabulüne karar verilerek yeniden yakalama kararı çıkarıldığı, hakkında somut hiçbir delil olmamasına rağmen bu sürece dayanamayarak 19.12.2009 tarihinde hayatına son verdiği, yapılan soruşturma sonucunda 28.01.2010 tarihinde ölen hakkında, uyuşturucu ticaretini kolaylaştırmak suçu ile ilgili olarak ihbar mektubu dışında somut bir delil bulunmadığından takibat yapılmasına yer olmadığına, silahlı terör örgütüne üye olmak fiiliyle ilgili olarak vefaatı nedeni ile atılı suçtan takibat yapılmasına yer olmadığına dair ek kovuşturma yer olmadığına dair karar verildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı kanuna tabi olduğu, ölen ... hakkında intiharı nedeniyle her ne kadar yargılama yapılamamış ise de, aynı davada kendisiyle beraber tutuklanan ve bu davadan yargılanan kişilerin Anayasa Mahkemesine yapmış oldukları başvuruların kabul edilerek tahliyelerine karar verildiği, dolayısıyla ... hakkında yapılan tutuklama işleminin de hukuka aykırı olduğu, ancak, 5271 sayılı CMK'nın 141. maddesinde düzenlenen koruma tedbirlerine dayalı tazminat davasında koruma tedbirleri nedeniyle dava açma hakkının kural olarak zarar görene ait olduğu, bu hakkın ancak zarar görenin ölmeden önce dava açması veya dava açma iradesini açıkça izhar etmesi durumunda mirasçılara intikal edeceği, mirasçıların bu şartlarda açılmış davaya devam edebilecekleri veya dava açabilecekleri, bu kapsamda dava açmadan ve bu yönde iradesini açıkça izhar etmeden ölen ... yakınlarının açmış oldukları davanın reddine karar verilmiştir. davacıların ilk başta açtıkları davanın, olayın müsebbibi olduklarını düşündükleri o dönem yargı mensupları aleyhine açmış olmaları, dosyanın dava tarihinden sonra değişen mevzuat gereğince Hazineye ihbar edilerek hazine aleyhine görülmüş olması nedeniyle davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunmamıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Tazminat davasının ...'ın 19.12.2009 tarihinde vefat etmesinden sonra, mirasçıları olan davacılar tarafından 19.07.2010 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.07.2024 gün ve 2020/12-32 Esas, 2024/227 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere koruma tedbirleri nedeniyle dava açma hakkının kural olarak zarar görene ait olduğu, bu hakkın mirasçılara intikalinin ancak zarar görenin ölmeden önce dava açması veya dava açma iradesini açıkça izhar etmesi durumunda mirasçılara intikal edeceği, mirasçıların ancak bu şartlarda açılmış davaya devam edebilecekleri veya dava açabileceklerine ilişkin kararı doğrultusunda, dava açmadan ve bu yönde iradesini açıkça izhar etmeden ölen ... mirasçılarının açmış oldukları davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı Kanun'un 142/9 maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen 5.450,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına davanın reddine kısmından sonra gelmek üzere "Davalı hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Tarifesi hükümleri uyarınca 5.450,00 TL vekalat ücretinin davacılardan alınarak davalı hazineye verilmesine " ibaresinin eklenmesi suretiyle suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.