Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6002 E. 2024/6947 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6002
Karar No
2024/6947
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/522 E., 2021/539 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama, adli kontrol arama ve el koyma 5271 sayılı kanunun 141/3 madde ihlal edildiğinden bahisle 50.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden yasal faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.275,862 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, hükmün gerekçe içermediğini, davacı hakkında gözaltı, tutuklama, arama, el koyma, adli kontrol tedbirleri nedeni ile tazminat talep edildiği, taleplerinin dikkate alınmadığını, iki ayrı adli kontrol tedbiri uygulandığı, tedbirin uzun sürdüğünü, maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesap edilmemesi gerektiğini, davacının ödemek zorunda kaldığı masraflar kararda dikkate alınmadığını, vekalet ücreti zararının eksik tazminat olarak hükmedildiğini, davacı vekilinin yokluğunda hüküm kurulmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, somut olayda yaşananlar yapılan yargılama ve verilen hüküm ile davacının Anayasa ve uluslararası sözleşmeler ile korunan hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini, Davalı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilen maddi, manevi ve vekalet ücretinin fazla olduğunu, davacının tazminata esas dosyada ödediği vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında verilmemesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan ilk dosya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/29111 Soruşturma, 2019/2247 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek, kayda alınan konuşmaları yayınlamak, şantaj suçlarından 02.07.2017 - 02.08.2017 tarihleri arasında 31 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde 07.01.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 03.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, tazminat talebinin dayanağı olan ikinci dosya Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/3767 Soruşturma, 2019/1353 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak aşağılama suçundan yapılan soruşturma neticesinde 06.03.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 07.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, suç tarihi, gözaltı, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, davacının tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında ödenmemesi gerektiğine, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve sair temyiz sebeplerine, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1. Davacı vekilinin dava dilekçesinde, davacı hakkında arama, el koyma, adli kontrol tedbirleri ile 5271 sayılı kanun 141/3. Madde gereğince tazminat talep ettiği, davacının bu taleplerine ilişkin dosya evraklarının alınarak, tazminat isteme şartlarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücretinin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihten faizi ile birlikte maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 3.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/6002, K. 2024/6947, T. 02.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-6002-e-2024-6947-k-fb9ec81681e7