Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5367 E. 2025/160 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5367
- Karar No
- 2025/160
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/ 713 E., 2021/ 204 K. DAVA : 466 sayılı yasa uyarınca tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine, dayanak beraat kararının davacı (sanık) tarafından temyiz edilmeden kesinleştiğine, ve saire ilişkindir. . III. DAVANIN KONUSU Tazminat talebinin dayanağı olan Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/ 20 esas 2017/216 karar sayılı ceza dosyası kapsamında; davacının kaçakçılık suçundan 17.01.2003-11.09.2003 tarihleri arasında 237 gün gözaltında- tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, hükmün bir kısım sanık müdafileri ile katılan Gümrük Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08.07.2019 tarihli 2018/18523 esas 2019/33832 karar sayılı ilamıyla bozularak davacı (sanık) hakkındaki hükmün bozularak zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, davanın gözaltı- tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun'a tabi olduğu ve yetkili ve görevli mahkemeye, süre içinde açıldığı tespit edilerek; İlk Derece Mahkemesince; CMK'nın 144/1-c maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün ''Davacının maddi ve manevi tazminat konusundaki davasının CMK'nın 144/1-c maddesi gereğince REDDİNE'' şeklindeki paragrafının hüküm yerinden çıkarılarak yerine ''"Gözaltı ve tutuklama işleminin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 6. fıkrasında hangi hallerde tazminat istenebileceğinin tahdidi şekilde sıralandığı ve anılan Kanunun 1. maddesi kapsamında belirtilen tazminat isteme koşullarının davacı yönünden oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine" ibaresinin yazılması suretiyle gözözaltı ve tutuklama işleminin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 6. fıkrasında hangi hallerde tazminat istenebileceğinin tahdidi şekilde sıralandığı ve anılan Kanunun 1. maddesi kapsamında belirtilen tazminat isteme koşullarının davacı yönünden oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine" ibaresinin yazılması suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında dava adının ''466 sayılı yasa uyarınca tazminat'' yerine ''koruma tedbirleri nedeni ile tazminat'' ve dava tarihinin ''27.01.2020'' yerine ''21.01.2020'' yazılması karar yerinde mümkün yazım yanlışı olarak değerlendirilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, düşme kararı verilmesi halinin 466 sayılı yasada tazminat istenebilecek haller arasında gösterilmediği, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekilinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.