Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4969 E. 2024/7642 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4969
Karar No
2024/7642
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/44 E., 2021/1142 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 136/1, 62/1, 53 ve 51/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; "...yerel mahkemece sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması (suçun yasal unsurlarının oluşmaması) nedeniyle CMK.nın 223/2-a maddesi gereğince sanığın TCK 136/1 maddesine mümas Kişisel Verileri, Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek ve Yaymak suçundan beraatine karar verilmesi yerine yanılgılı değerlendirme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ...’in istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMK.nın 280/1-a ve 303/1-a. maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, Bozma nedeninin olayın daha ziyade aydınlanmasını gerektirmemesi nedeni ile yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, Kişisel Verileri, Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek ve Yaymak suçuna ilişkin sanığın mahkumiyetine dair tüm bölümün hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine, “Her ne kadar sanık hakkında Kişisel Verileri, Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek ve Yaymak suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması (suçun yasal unsurlarının oluşmaması) nedeniyle CMK.nın 223/2-a maddesi gereğince sanığın BERAATİNE, Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,” Parağraflarının eklenmesi suretiyle hükmün CMK.nın 303/1-a ve 280/1-a maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK sanığın İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE..." dair karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istemleri, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken sanığın beraatine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın banka hesaplarındaki blokenin kaldırılmadığına yönelik "şikayetvar.com" sitesine şikayet başvurusunda bulunduğu, bu paylaşımda zabıt katibi olan katılanın ad, soyad, telefon numarası ve e-mail adres bilgilerinin yer aldığı olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın "şikayetvar.com" isimli internet sitesine yapmış olduğu şikayet başvurusunda vermiş olduğu katılana ait bilgilerin paylaşılması amacı ile bilgileri vermediği, katılanın bilgilerinin paylaşılmasının internet sitesinin hizmet kusuru olduğu, bu suretle 5237 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca "yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması" gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 31.05.2023 tarihli ve 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında "Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığa atılı suçun unsurları oluşmadığından bahisle beraatine karar verebileceği"nin belirtildiği nazara alındığında, Tebliğname'deki, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan yapılan yargılama neticesinde yazılı şekilde karar verilemeyeceği gerekçesiyle kararın bozulması talebini içeren görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4969, K. 2024/7642, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-4969-e-2024-7642-k-2f8c3a8ed011