Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4829 E. 2023/5256 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4829
- Karar No
- 2023/5256
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/425 E., 2022/123 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/1035 Esas, 2016/479 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. 2.Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/1035 Esas, 2016/479 Karar sayılı kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 13.04.2021 tarihli ve 2020/11397 Esas, 2021/3516 Karar sayılı kararı ile, "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/06/2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene CMK’nın 233. maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve CMK’nın 234/1-b maddesinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören ... adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK’nın 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, "nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/425 Esas, 2022/123 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.06.2022 tarihli ve 2022/67949 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; 1.Sanıkların suçu itiraf ettiğine, 2.Sanıkların cezalandırılması gerektiğine,İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1.Yerel mahkemenin gerekçesinde; "Sanıkların üzerine atılı suçu işlediğinden bahisle düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılamasında mahkememizin 29/03/2016 tarih ve 2015/1035 Esas 2016/479 Karar sayılı ilamıyla sanıkların üzerine atılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanun'un 74/1-1c. Uyarınca dava açılmış ise de sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, verilen karara katılan kurum vekili tarafından yapılan temyiz başvurusu sonrasında Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 13/04/2021 tarih, 2020/11397 esas, 2021/3516 karar sayılı ilamı ile" Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/06/2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene CMK’nın 233. maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve CMK’nın 234/1-b maddesinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören ... adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK’nın 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması," nedeniyle sanık hakkında verilen beraat hükmünün bozulmasına karar verilmekle dosya yeniden ele alınmıştır. Usul ve Yasaya uygun Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 13/04/2021 tarih, 2020/11397 esas, 2021/3516 karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek; Tüm dosya kapsamı, sanıkların savunmaları, olay yerine ilişkin tutulan tutanak ve resimler ile ihbar tutanağı birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde kimliğini beyan etmeyen bir erkek şahsın polis şubesine telefon açarak soy ismini bilmediği Kuddusi ve ... isimli kişilerin Silivri Kurtdere mevkiinde bulunan tarlada kazı yaparak tarladan yüklü miktarda osmanlı turası kaldırdıklarını düşündüğünü ihbar etmesi üzerine soruşturma başladığı, olay yerinde yapılan incelemede kazı yapılmış olduğunun tespit edildiği ancak sanıkların aşamalarda değişmeyen savunmalarında kazı yapmadıklarını suçsuz olduklarını savundukları; ihbarcının açık kimliğinin belli olmadığı gibi ihbarında kendi tahminine dayalı ihbarda bulunduğu anlaşılmakla, sanıkların suçsuzluklarına dair savunmalarının aksine davaya konu yerde define aramak amacıyla kazı yaptıklarına dair her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden müsnet suçu işledikleri sabit görülmeyerek ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir." denilmektedir. 2. Sanık ... savunmasında; "Olay tarihinde mahalleden arkadaşım olan ... ile birlikte Silivri ... köyü ... mevkinde bulunan tarlasına gittik ancak kültür varlığı ve define bulmak için kazı yapmadık, sadece gezdik ve etrafa bakındık suç işlemedim beraatimi istiyorum, hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, beraatimi istiyorum. Ceza verilecek olursa CMK 231 Maddesinin lehime uygulanmasını kabul ederim." demiştir. 3. Sanık ... savunmasında; "...oğlu ... arkadaşım olur, ... babasının tarlası olduğunu tarlada define olduğunu ve dedesinin gömdüğünü söyledi, arkadaşım kuddisi de yanımda olduğu halde ... babası ... ile görüştük, o da babasının tarlaya define gömdüğünü söyledi, çıkarmak istediğinden bahsetti. Ben bu işleri yapmıyorum. Dedim. Ancak istiyorsan gidip gezelim, piknik yapalım, hem de yeri görmüş oluruz, dedim. Daha sonra birlikte bu araziye gittik, piknik yaptık, bir ağacın alt kısmını gösterdi, burda define var, ancak makine ile bakmamız lazım dedi. Ben de biz de makine yok, ben define işi yapmam dedim. Piknik yapıp geri döndük, sonradan duydum ki başka birileri tarafından burası kazılmış, benim bu kazıım işi ile bir ilgim yoktur, üzerime atılı suçlamayı kabul etmem, dedi. Sanığın daha önce alınan beyanları okundu, sanıktan soruldu; okuduğunuz beyanlar doğrudur ve bana aittir, tekrar ederim." demiştir. IV. GEREKÇE 1.Olay günü kolluğa, ... ve ...'in ... mevkiindeki tarlada kazı yaparak yüklü miktarda Osmanlı Tuğrası buldukları yönünde gelen ihbar üzerine kolluk ekiplerince olay yerinde inceleme yapıldığı, arazide iki ayrı yerde kazı çukuru olduğu, çukurların 1.80 m derinliğinde olduğu, kazı toprağının taze olduğu, kazılar sonucunda Osmanlı Tuğrası çıkartıldığına dair herhangi bir kanıya ulaşılamadığı hususlarını tespit edildiği, sanıkların aşamalardaki savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, kazı yapmadıklarını beyan ettikleri dosya kapsamında, sanıkların kazı yaparken suç üstü yakalanmadıkları, ihbarcı beyanı dışında sanıkların kazı yaptıklarına ve üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair, savunmalarının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanıkların beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/425 Esas, 2022/123 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.