Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4251 E. 2025/8302 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4251
- Karar No
- 2025/8302
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3854 E., 2021/836 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinde işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı lehine tazminat verilme koşulları oluştuğu halde davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/287 Esas-2019/258 Karar sayılı ceza dava dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 27.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 02.09.2016 tarihinde adli kontrol ile serbest bırakıldığı ve 6 gün gözaltında kaldığı, 07.09.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 08.09.2016 tarihinde tutuklandığı ve 07.09.2016-22.05.2017 tarihleri arasında 257 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 30.05.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya 04.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 5271 Sayılı CMK'nın 142/1 maddesi gereğince tazminat isteminde bulunma süresinin karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay içerisinde olması gerektiği, davacı vekilinin dilekçesinin 30.12.2019 tarihli ve havale tarihinin ise 02.01.2020 tarihi olması karşısında bu yönüyle davacının tazminat istemininin yasal süresi içinde olmadığı bu nedenle 5271 Sayılı CMK'nın 142/1. maddesi uyarınca tazminat isteminin koşullarının oluşmadığına kanaat getirilerek davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Ceza Genel Kurulunun 21/12/2010 tarih ve 2010/212 Esas ve 263 sayılı Kararında belirtildiği üzere; CMK'nın 231. maddesinin 3. fıkrasında; “Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir” ve aynı Yasanın “Hükmün Gerekçesi ve Hüküm Fıkrasının İçereceği Hususlar” başlıklı 232. maddesinin 6. fıkrasında;“...Hüküm fıkrasında,…kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir” biçiminde getirilen düzenleme ile de tazminat istemeye hakkı olan kişiye kararda bu hakkının hatırlatılması konusunda oluşabilecek duraksamaların önüne geçilmiş olup; bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde;
Tazminata esas Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/287 Esas-2019/258 Karar sayılı dosyasında; beraat hükmünün davacının yüzüne karşı verildiği ve hüküm içeriğinde "Beraat eden sanık ...’ın CMK.nun 231/3 ve 141/son maddeleri uyarınca tazminat hakkı bulunduğunun BİLDİRİLMESİNE (Bildirildi.)" şeklinde belirtildiği, beraat hükmünün temyiz edilmemesi üzerine hükmün 30.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142/1. maddesinde yer alan ''Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir'' şeklindeki düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacıya ceza yargılaması yapan mahkeme tarafından 04.07.2019 tarihinde davacının isteği üzerine mahkeme kaleminde bizzat kesinleşme şerhinin tebliğ edildiği ve tebligat evrakında herhangi bir şerhin yer almadığı ve içerisinde "kesinleşme şerhi" olduğunun belirtildiği tebligatın yapıldığı, ilgili düzenleme nedeniyle 3 aylık sürenin başlayabilmesi için beraat hükmünün kesinleşmesi yeterli olmayıp, hükmün kesinleştiğini belirten meşruhatla birlikte bizzat sanığa bildirilmesi gerektiği, yine beraate ilişkin ilamın hüküm fıkrasında ve davacıya yapılan tebligat üzerinde dava açma süresine ilişkin şerhin yer almadığı görülmüş olup "başvuru süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir” hükmüne uyulmadığının anlaşılması karşısında, dava açma süresi yönünden dikkate alınması gereken 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde öngörülen üç aylık süre değil aynı fıkradaki bir yıllık süre içerisinde davanın açılması gerekli ve yeterli olup, davacının da bu süre içinde 02.01.2020 tarihinde dava dilekçesini vererek beraat kararının kesinleşmesinden itibaren yasal bir yıllık sürede dava açtığının anlaşılması karşısında davanın esastan incelenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu isabetsiz gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.11.2025 tarihinde karar verildi.