Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/3548 E. 2025/12521 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3548
- Karar No
- 2025/12521
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/126 E., 2025/5 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düşme
Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; 02.02.2025 tarihinde usûlüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, yasal süresinden sonra 25.02.2025 tarihinde temyiz eden katılan vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan 08.01.2025 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesi gereği temyiz kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmakla gereği düşünüldü:
I.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan vekilinin, 02.02.2025 tarihinde usulüne uygun olarak kendisine tebliğ edilen kararı, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un eklenen geçici 6/1-c ve 6/1-d madde-fıkra ve bentlerine göre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süre geçtikten sonra verdiği 25.02.2025 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II.Sanığın Temyiz İstemi Yönünden A.Sanık Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Dair Karar Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 02.05.2013 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden kararın, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B.Müsadere Kararı Yönünden Mahkemece "28/07/2020 tarihli fen bilirkişisi raporunun ek:6 numaralı ekinde "C" harfi ile gösterilen alandaki yapının" müsaderesine karar verildiği anlaşılmakla, müsaderesine karar verilen yapının suç tarihi itibarıyla kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalıp kalmadığı, kesinleşmiş orman sınırları içinde ise yapının orman sınırları içinde kalan kısmının krokide gösterilerek net olarak tespiti ve sonucuna göre müsadere konusunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.10.2025 tarihinde karar verildi.