Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3911 E. 2025/1229 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3911
- Karar No
- 2025/1229
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/906 E., 2021/1299 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65,/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4,51 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz nedenleri; suçun gerçekleşmesi için ön şart olan tebliğ ve ilan zorunluluğunun gerçekleşmediğine ve sair nedenlere ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığına ve sair nedenlre ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve dosya arasında yer alan envanter numarası 50 olan belge incelendiğinde dava konusu parselin anıt olarak kaydının tutulduğu anlaşılmaktadır. 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre maliklere tebliği gerekmektedir. Her ne kadar davaya konu yer kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmişse de bu tescil kararının maliğe tebliğ edildiğine ilişkin bir delilin olmadığı, bu hali ile maliğin, taşınmazının 2863 sayılı Kanun'a tabi olduğunu bilmesinin beklenmeyeceği, sanığının malik değil kiracı olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu hususu bilmesinin kendisinden beklenemeyeceği, suç işleme kastının olmadığı kanaatine varılarak CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Yapılan yargılama ve incelenen dosya kapsamı içeriğine göre; sanık ... 'in tapu kaydına göre mülkiyeti ...'a ait olan Samsun ili, Vezirköprü ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi 223 ada, 6 parselde kayıtlı bulunan 62,55 m² büyüklüğünde 2 katlı ahşap ev ve bahçede suç tarihini kapsar şekilde 5 yıldır kiracı olduğu ve burada bulunan taşınmazı suç tarihini de kapsar şekilde yaklaşık 5 yıldır kiracı olarak ... Fast Food adı altında iş yeri işlettiği, sanığın kiracı olarak fiilen kullandığı taşınmaz üzerinde herhangi bir izin almaksızın duvar bölmesini yıkarak 3,75 m² ebadında oda eklediği ve pimapen pencere taktığı, 09.09.2018 tarihinde Vezirköprü Belediyesi tarafından yapılan kontrollerde yapı tatil zaptı düzenlendiği ve yapıyı 7 gün içerisinde eski haline getirmesi hususunda sanığa ihtarat yapıldığı ancak sanığın yapıyı eski haline getirmediği, sanık hakkında Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 65. Maddesine Muhalefet suçundan kamu davası açılarak ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada mahallinde 09.04.2019 tarihinde keşif yapıldığı, keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarında Vezirköprü ilçesi ... Mahallesi ... Caddesi 223 ada 6 parselde bulunan yapının koruma ve imar planında 50 envanter numarası ile Kültür Varlığı olarak tescil edildiği, tarihi yapının zemin katında bulunan oturum alanının bitimi ile avlu sınırında bulunan odanın giriş kısmına duvar eklenmek suretiyle ek oda inşa edildiği, ek odanın yapının özgünlüğüne zarar verildiği, ek odanın yapılması için özgün duvarın yıkıldığı, yapılan bu işlemin fiziki müdahale kapsamında kaldığı, tescilli binaya ek olarak yapılan odanın 5,67 m² büyüklüğünde olduğunun mütalaa edildiği, taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde ise tapu kaydının beyanlar bölümünde korunması gerekli kültür varlığı olduğunun şerh edildiği, bu kapsamda sanığın korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil ve ilan edilen binanın kiracısı olarak bu özelliğini bildiği halde esaslı inşai değişiklik kapsamında kalacak şekilde korunması gereken yapının duvarını yıkmak suretiyle buraya eklenti yaparak ve pimapen pencere takmak suretiyle zarar verdiği eyleminin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 65. maddesinde düzenlenen suça temas ettiği anlaşılmakla sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığın Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 23.08.1992 gün ve 1429 sayılı kararı ile tescil edilen binada kiracı olarak işyeri çalıştırdığı, herhangi bir izin almaksızın 3,75 m² ebadında bir oda eklediği, pencere taktığı ve duvar bölmesini yıktığından bahisle hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunda kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan keşif akabinde alınan 20.04.2019 tarihli sanat tarihçisi ve inşaat mühendisi bilirkişi raporunda binada izinsiz olarak yapılan ek odanın yapının asli unsuru olmadığı, tescilli kültür varlığının özgünlüğünü kısmen bozarak zedelediği, ek odanın yapılması özgün duvarın bir kısmının yıkılması gibi işlerin 2863 sayılı Kanuna muhalefet teşkil ettiğinin bildirildiği anlaşılmakla;
Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında suça konu yerin tescilli olduğunu bilmediğini beyan ettiği, varsa kira sözleşmesi getirtilerek bu konuda herhangi bir ibarenin bulunup bulunmadığı, kiraya veren şahıs tanık olarak dinlenilerek kiracıya bu konuda bilgi verip vermediğinin sorulması, kurul kararının mahallinde mutad vasıtalarla ilan edilip edilmediğinin, ilgili, belediye, muhtarlık, kaymakamlık, valilik gibi kurumlardan sorulması, aynı zamanda sit kararının Resmi Gazete'de ilan edilip edilmediğinin araştırılması, dava konusu yerin korunması gerekli kültür varlığı olduğunun bölge halkı tarafından bilinip bilinmediği hususunun kolluk vasıtası ile araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Hukuka aykırı olup, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2025 tarihinde karar verildi.