Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/348 E. 2025/6488 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/348
Karar No
2025/6488
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3296 E., 2020/3375 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporunda sanığın kusurlu olduğunun mütalaa edilmesine karşın, raporun hükme esas alınmamasının ve müşteki ...'ın mahkemece beyanının alınmamasının hukuka aykırı olduğuna, İlk Derece Mahkemesince beraat kararına dayanak gösterilen unsurların öngörüye dayalı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığına, eksik inceleme sonucunda karar verildiğine ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 10.06.2019 günü, saat 12.40 sıralarında sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan .....................plaka sayılı kamyonet ile iki yönlü, 2 şeritli, 7 metre genişliğinde, azami hız limitinin 40 km/s olduğu, asfalt kaplama, düz ve eğimsiz, meskun mahal sınırları içinde, ....................Mahallesi 6420 Sokak üzerinde seyir halindeyken, ......... Sokak Kavşağına geldiğinde aracının ön kısımları ile seyir istikametine göre sol tarafındaki kavşak kolundan gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki.............plaka sayılı motosikletin sağ yan kısımlarının çarpışması sonrasında, çarpmanın etkisi ile savrulan motosikletin yol içerisinde bulunan elektrik direğine çarptığı, bu çarpma sonrasında motordan savrulan sürücü ...'ün kaldırımda yürüyen yaya ...'a çarptığı, kaza sonrasında yaya ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması, sürücü ...'ün ise ölmesi şeklinde meydana gelen kaza neticesinde kaza tespit tutanağında: kazanın oluşumunda sürücü ...'ın kazayla ilgili herhangi bir kusurunun olmadığının, ölen sürücü ...'ün ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda yer alan sürücü kusurlarından 57/1-c (kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise; motorsuz araç sürücüleri motorlu araçlara, motorlu araçlardan soldaki sağdan gelen araca, geçiş hakkını vermek zorundadırlar) kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, 02.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda; ölen sürücü ...'ün 2918 sayılı KTK 57/1-c maddesi uyarınca asli ve tam kusurlu olduğunun, sürücü ...'ın ise kazanın oluşumunda her hangi bir kural ihlali bulunmaması nedeniyle kusurunun olmadığı yönünde kanaatin belirtildiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı 22.10.2019 tarihli adli raporunda: sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde mahal şartlarını dikkate alarak hızını yeterince azaltıp müteyakkız sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, sol tarafındaki kavşak kolundan gelen motosiklete karşı aldığı tedbirde yetersiz ve geç kaldığı, gerçekleşen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile alt düzeyde tali kusurlu olduğu, ölen sürücü ...'ün ise sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, olay mahalli kavşağa geldiğinde hızını uygun seviyeye düşürerek müteyakkız seyretmesi, görüş alanını kontrol altında bulundurması ve kontrolsüz kavşakta sağından gelen kamyonet sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, tedbirsiz seyri sırasında sağ tarafındaki kavşak kolundan gelen ve ilk geçiş hakkına sahip kamyonetin seyir istikametini kapattığı, gerçekleşen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, adli tıp raporundaki sanığın olay mahalline yaklaştığı sırada kavşağa geldiğinde mahal şartlarını dikkate alarak hızını yeterince azaltmadığı, sol tarafındaki kavşak kolundan gelen motorsiklete karşı dikkatsiz davrandığı şeklindeki kabulün özellikle 2918 sayılı Kanun'un 57/1-c maddesindeki düzenlemeye uygun olmadığı, ilk geçiş hakkının ölen sürücüye göre sağda bulunan sanık sürücüye ait olduğu, yine 57/1-a maddesi ve 52/1-a maddelerindeki düzenlemeye aykırı olarak ölen sürücünün kavşakta hiçbir şekilde hızını yavaşlatmadığının tüm dosya kapsamından açıkça anlaşıldığı, yine adli tıp raporundaki kabulün aksine sanığın olay mahalline geldiğinde seyrini mahal şartlarına göre hızını yavaşlatarak devam ettirdiği ve olay anında durduğu veya durmaya yakın olduğu, zira bu durumun aksini kabul halinde maktulün motosikleti ile olayda olduğu gibi düz olarak devam ederek elektrik direğine çarpmayı müteakip sola doğru savrulup kaldırımdaki mağdura çarpmak yerine, çarpmanın da etkisiyle kamyonetin gidiş istikametine doğru yaklaşık 90 derecelik bir açıyla savrulması gerektiği, bu durumda da elektrik direğine ve oradan da savrulup kaldırımdaki mağdura çarpmasının mümkün olamayacağı, buna ilave olarak sadece plaka muhafazası kopan kamyonetin çarpmanın da etkisiyle daha fazla maddi hasarlı olması gerektiği, oysa dosyadaki fotoğraflardan açıkça anlaşılacağı üzere sanığın sevk ve idaresindeki aracın yalnızca plaka muhafazasının koptuğu, tamponunda dahi sürtünme izi dışında herhangi bir çarpma izi ya da çarpma sonucu oluşan darbenin olmadığı, yine aksi kabul durumunda bu çarpmanın tampondan aracın kapısına doğru olan bir bölgede olması gerektiği, bu durumda da motosiklet sürücüsünün düz devam ederek ilerideki direğe çarpmak yerine en azından 90 ya da 45 derecelik bir açıyla farklı bir yöne hareket etmesi gerektiği, dolayısıyla sanığın ölen sürücüye göre sağ taraftan gelmesi ve kullanmış olduğu sokağın anayol olması nedeniyle ilk geçiş hakkına sahip olmasından dolayı meydana gelen kazada herhangi bir kural ihlalinin olmadığından kusurunun da bulunmadığı, bu anlatımlar doğrultusunda adli tıp raporunun dosyadaki maddi gerçeğe uygun olmadığından bu rapora itibar edilmediği, ancak birbiri ile uyumlu şekildeki kaza tespit tutanağı ile olay sonrasında alınan ve olayı tüm yönleriyle ortaya koyan bilirkişi raporunun dosyadaki oluşa ve maddi gerçeğe daha uygun olduğu, nitekim bu raporunda dosya üzerinden değil de bizzat kaza yerinde inceleme yapılarak hazırlandığı, maktulün ölümü ile neticelenen kazada sanığın kusurlu hareket ederek özen yükümlülüğünü ihlal etmediği, dolayısıyla taksire dayalı herhangi bir kusurunun olmadığından bahsedilen her iki tutanak ve raporun birbirini doğruladığı da anlaşılmakla kazanın oluş ve tarafların ihlal ettiği ya da etmediği kurallar açısından herhangi bir ihtilaf bulunmamakla yeni bir bilirkişi raporu alınmaksızın sanık ...'a atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığı kabul edilerek sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/348, K. 2025/6488, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-348-e-2025-6488-k-36ae7dc48f92