Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3395 E. 2025/6363 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3395
- Karar No
- 2025/6363
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/ 644 E., 2021/ 743 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız tutuklama nedeniyle 20.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ödenmesine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 60.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; eksik inceleme ile karar verildiğine, gözaltı süresinin de dava konusu edildiğine, maddi tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğine, davacının ceza evi harcamalarının, yakınlarının ziyaret masraflarının maddi zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, manevi tazminatın yetersiz olduğuna ve saire ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU Tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/ 112388 soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, terör örgütüne üye olma suçlarından 22/08/2016-12/05/2017 tarihleri arasında 263 gün tutuklu, iddiasına göre 11 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda atılı suçlardan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kyok kararının 27.03.2018 tarihinde dava açıldıktan sonra kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde belirtilen yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
İlk Derece Mahkemesi'nce koruma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davalarında kesinleşme koşulunun dava şartı olduğu, davanın açıldığı tarihte henüz kesinleşmemiş alan kararın dava sürecinde kesinleşmesi nedeniyle bu koşulun sonradan giderildiği kabul edilmiş, kamu görevlisi olan davacının tutuklu kaldığı süre içinde maaşından yapılan kesintilerin tamamının ödendiği, ceza evi masrafları ile yol giderlerinin maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği belirlenerek maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm fıkrasındaki manevi tazminat miktarının ''26.000 TL '' vekalet ücretinin ''3.120 TL'' olarak değiştirilmesi, suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Davalı vekilinin temyiz isteminin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliğ edilmesinin ardından yapıldığı anlaşılarak, davalı vekilinin temyiz isteminin katılma yolu ile yapıldığı kabul edilmiş, tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1. Davacının gözaltına alma-serbest bırakma evraklarının, tutuklama ve tahliye müzekkerelerinin Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınarak, davacının gözaltında geçirdiği süre varsa bu sürenin de tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması,
2. Kabule göre de; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.