Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3373 E. 2024/7008 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3373
- Karar No
- 2024/7008
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2775 E., 2021/655 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacı hakkında tutuklama kararına konu suçların tamamından düşme kararı verilmesi nedeniyle tazminat koşullarının oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında düşme kararı verilmiş olsa da düşme kararına konu suçlar yönünden davacının haksız olarak tutuklu kaldığı ve bir kısım suçlardan da beraat kararı verilmiş olması nedeniyle davanın kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/47 Esas – 2014/441 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının görevi kötüye kullanma, zimmet, resmi evrakta sahtecilik, rüşvet almak, yalan tanıklık, suç delillerinin gizlenmesi ve değiştirilmesi ve yağma suçlarından 10.12.2001-27.06.2002 tarihleri arasında 199 gün tutuklu kaldığı iddia edildiği, yapılan yargılama sonunda görevi kötüye kullanma, zimmet, resmi evrakta sahtecilik, rüşvet almak, yalan tanıklık, suç delillerinin gizlenmesi ve değiştirilmesi suçlarından zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşürülmesine, farklı tarihli eylemine konu görevi kötüye kullanma ve yağma suçlardan beraatine hükmedildiği, hükümlerin 05.06.2017 tarihinde kesinleştiği, Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/104 Esas – 2006/167 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında ise, davacının rüşvet vermek suçundan 02.10.2001-28.11.2001 tarihleri arasında 57 gün tutuklu kaldığı iddia edildiği, yapılan yargılama sonunda 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verildiği, kararın temyiz incelemesi sonunda bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/466 Esas – 2009/458 Karar sayılı kararı ile davacının 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 26.01.2010 tarihinde kesinleştiği, aynı mahkemenin 31.10.2016 tarihli ve 2009/466 Esas - 2009/458 sayılı ek kararıyla davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmemiş olması ve yükümlülüklere uygun hareket etmiş olması nedeniyle ortadan kaldırılmasına ve davanın düşürülmesine karar verildiği, ilk derece mahkemesince gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ancak davacı hakkında tutuklama kararına konu suçların tamamından düşme kararı verilmesi nedeniyle tazminat koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Karar başlığında dava konusunun ''466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' olarak yazılması gerekirken ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olarak yazılması, 2- 466 sayılı Kanunun birinci madddesinde tazminat istenebilecek hallerin tahdidi olarak sayıldığı; söz konusu kanunun birinci maddesinin altıncı fıkrasındaki "...Kanuni dairesinde yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturma yapılmasına veya son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına veyahut beraatlerine veya ceza verilmesine mahal olmadığına karar verilen... kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar, bu kanun hükümleri dairesinde Devletçe ödenir." şeklindeki düzenlemeye göre somut olaya bakıldığında, davacı hakkında tazminata konu dosyalardan Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/47 Esas – 2014/441 Karar sayılı ceza davasında görevi kötüye kullanma, zimmet, resmi evrakta sahtecilik, rüşvet almak, yalan tanıklık, suç delillerinin gizlenmesi ve değiştirilmesi suçları hakkında zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmiş ise de, davacı hakkındaki farklı tarihli eylemi nedeniyle görevi kötüye kullanma suçu (hüküm kısmının 27 nolu fıkrası) ve yağma suçu (hüküm kısmının 33 nolu fıkrası) nedeniyle beraat kararı verildiği, diğer hükümler yönünden temyiz incelemesi yapılmış ise de beraat kararları yönünden temyiz incelemesinin bulunmadığı, nitekim davacı vekilinin beraat kararı yönünden de tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla, öncelikle davacının hangi suçlardan tutuklandığının tespit edilerek, beraate konu suçlardan tutuklanması halinde tutuklama müzekkeresini infaz etmiş ise tazminata hak kazanacağı göz önünde bulundurulduğunda, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında davacı hakkındaki tahliyeye ilişkin müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı birer sureti ilgili ceza mahkemesinden temin edilip dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası 466 sayılı Kanun'un birinci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde davacı hakkında tazminat koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.