Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3344 E. 2025/6512 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3344
- Karar No
- 2025/6512
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2216 E., 2021/742 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 125.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.903,30 TL maddi ve 4.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna, bilirkişi raporunun hatalı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Giresun 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/412 Esas, 2019/437 Karar sayılı dosyası kapsamında, davacının "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı, 28.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 126 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 06.12.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihinden itibaren 3 aylık süre dolmadan davanın açıldığı, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının 01.09.2016 tarihli ve 29818 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı KHK'nın 2/1-a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıldığı, davacıya ağustos 2016 maaşının ödendiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi tazminatın faiz başlangıç tarihinin davacının meslekten çıkarıldığı tarih olan "01.09.2016", manevi tazminat miktarının ''10.000,00 TL'', vekalet ücretinin ''2.085,49 TL" olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Kamu görevinden 26.07.2016 tarihinde uzaklaştırılıp, 01.09.2016 tarihinde tutuklu iken ihraç edilen davacının, son maaşını ağustos 2016 tarihinde aldığı, maddi kaybının 15.09.2016 tarihinden başlayacağı gözetilerek, bu tarihten tahliye tarihi olan 01.12.2016 tarihine kadar geçen süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanan 3.295,84 TL maddi tazminatın, yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, bu miktarın üzerinde kalacak şekilde maddi tazminata hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin, maddi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.