Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/334 E. 2025/4464 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/334
Karar No
2025/4464
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4052 E., 2020/2441 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 13.04.2018 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, Bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 150.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının gözaltına alındıktan sonra 15 gün yıllık izin kullandığı, gözaltına alındığı ve tutuklandığı aya ilişkin maaşının ödendiği, maddi tazminat hesaplamasının davacının son maaşı üzerinden, maaş almadığı 18.07.2017 tarihinden itibaren yapılmasının gerektiği, buna göre davacının maddi zararının 10.971,47 TL olduğu ve davacının ceza davasında temsil edilmek üzere 5.000,00 TL vekalet ücreti ödediği, bu tutardan ceza davasında hükmedilen vekalet ücreti mahsup edildiğinde kalan 640,00 TL'nin maddi tazminat hesaplamasına dahil edilmesi gerektiğinin kabulü ile toplamda 11.611,47 TL maddi tazminatın 640,00 TL'si yönünden serbest meslek makbuzunun düzenleme tarihi olan 10.01.2018 tarihinden itibaren, 10.971,47 TL'si yönünden gözaltı tarihi olan 03.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 14.000,00 TL manevi tazminatın yine gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine, serbest meslek makbuzunda yazılı olan ve ceza davasında hükmedilen vekalet ücretini aşan kısmın davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu kısmın maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği, yine davacının gelir kaybı olarak hesaplanan kısım bakımından da faiz başlangıç tarihinin hakediş tarihi olan 18.07.2017 olarak belirlenmesi gerektiğinden bahisle hüküm fıkrasının maddi tazminata ilişkin bölümünde yer alan 640,00 TL ve 03.07.2017 ibareleri çıkarılarak, maddi tazminatın 10.971,47 TL, faiz başlangıç tarihinin 18.07.2017 olarak belirlenmesi suretiyle ve değişen vekalet ücreti bakımından düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; maddi zararın ispatlanmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, reddedilen kısım bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının tanık dinletme talebinin dikkate alınmadığına, bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi nedeniyle bilirkişi raporuna itiraz edilemediğine, bilirkişi raporunun hatalı olduğuna, maddi tazminatın eksik hesaplandığına, 15 günlük izin süresinin düşülmesi suretiyle hesaplama yapılmasının hatalı olduğuna, ceza davasında temsil edilmek üzere vekalet ücreti ile ceza evi harcamalarının maddi tazminat kapsamına dahil edilmesi gerektiğine, davacının üzerine atılı suçun niteliği ve sosyal yaşamı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen manevi tazminat miktarının çok eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/288 Esas-2018/31 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 03.07.2017-14.12.2017 tarihleri arasında 164 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat kararının 30.01.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olduğu; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 03.07.2017-14.12.2017 tarihleri arasında 164 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacı lehine İlk Derece Mahkemesince 11.611,47 TL maddi, 14.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine kararın davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın 10.971,47 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi nedeniyle, kabul edilen toplam 24.971,47 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile kabul edilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Gerekçeli karar başlığında "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olan dava konusunun "Cmk'nın 141. maddesine göre maddi ve manevi tazminat" olarak gösterilmesi, 2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İnebolu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/334, K. 2025/4464, T. 13.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-334-e-2025-4464-k-87fee4297ebb