Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/315 E. 2025/4063 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/315
- Karar No
- 2025/4063
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1160 E., 2020/3172 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 200.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat davasının asıl dava sonuçlanmadan açılabileceğine, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/58 Esas, 2019/108 Karar sayılı ceza dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 23.02.2017 - 01.12.2021 tarihleri arasında 1742 gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının mahkumiyetine karar verildiği ancak kararın kesinleşmediği, kanun yolu incelemesinde derdest olduğu, davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'ya tabi olduğu, davacı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir beraat hükmü bulunmadığı gözetilerek şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR 1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olduğu; davacının 200.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilen hükme yönelik istinaf yoluna başvurmayan davalının temyiz yoluna başvurma hakkı olmadığından 6100 sayılı HMK’nın 361/1. fıkrasına göre, davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.