Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2671 E. 2025/6558 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2671
Karar No
2025/6558
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2696 E., 2020/1568 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 10.640,00 TL maddi tazminatın 13.03.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ve 6.600,00 TL manevi tazminatın 12.07.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; manevi tazminata yönelik hükme ilişkin davalı vekili ve davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ve maddi tazminata yönelik hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine hükümdeki maddi tazminat miktarının 3.744,00 TL olarak değiştirilerek ve vekalet ücretinin 1.241,28 TL olarak değiştirilerek istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemininkabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin müteahhit olup gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğu ve hesaplanan maddi tazminatın çok eksik olduğuna, manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına uygun bir miktar olmadığından kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/406 Esas - 2018/214 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.07.2017 tarihinde gözaltına alındığı, 12.07.2017-26.07.2017 tarihleri arasında 14 gün gözaltında kaldığı, 29.07.2017 tarihinde tutuklandığı, 03.10.2017 tarihinde tahliye edildiği, 29.07.2017-03.10.2017 tarihleri arasında 66 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet suçundan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 22.03.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve tutuklamanın mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminata ilişkin hükme yönelik davalı vekili ve davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ve maddi tazminat miktarının değiştirilmesi ve vekalet ücretinin düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Maddi tazminatın, davacının gözaltında kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan 634,09 TL olarak ve tutuklulukta kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan 3.034,58 TL olmak üzere toplamda 3.668,67 TL tayin edilmesi gerekirken, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması ve davacı vekilinin 04.05.2018 tarihli dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminatın ödenmesine yönelik talebinde faiz başlangıç tarihinin ''03.10.2017'' olarak talep ettiği anlaşılmakla; hükmedilen manevi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin talep ile bağlı kalınarak ''03.10.2017'' olarak hükmedilmesi gerekirken "12.07.2017" olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuş olmakla birlikte, bu hususlar temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

Gerekçeli karar başlığında, ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olan dava adının ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebi'' olarak yazılması mahalinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-Davacının maddi ve manevi tazminat için faiz başlangıç tarihinin "03.10.2017" olarak talep etmesine rağmen, maddi tazminat bakımından faiz başlangıç tarihinin "13.03.2018" olarak belirlenmesi,

2-Davacının, 12.07.2017-26.07.2017 tarihleri arasında 14 gün gözaltında kaldığı, 29.07.2017-03.10.2017 tarihleri arasında 66 gün tutuklu kaldığı bu suretle her bir dönem için ayrı ayrı manevi tazminat miktarları belirlenmesi gerekirken, gözaltı ve tutukluluk sürelerinin tamamı üzerinden manevi tazminata hükmolunması,

3-Kabul ve uygulamaya göre de;Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle hükmün yalnızca davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle bu hükümle verilen manevi tazminata yönelik faiz başlangıç tarihinin davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilerek davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/2671, K. 2025/6558, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-2671-e-2025-6558-k-fee1eb85c68f