Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2563 E. 2025/2161 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2563
Karar No
2025/2161
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2018/2758E. - 2021/152K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve2017/294Esas, 2018/159 Karar sayılı ilamı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan açılan kamu davasında eyleminin tarımsal faaliyet kapsamında kaldığı gözetilerek sanıkların üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından CMK. 223/2-a maddesi gereğince sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş, karara karşı katılan vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51/1-3, 52/2, 53, maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, sanık ...'ın yardım eden sıfatıyla cezalandırılması yoluna gidilerek 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 39/1, 62, 52/2, 53, 51/1-3 maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı sanıklar müdafii tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafinin temyiz isteği; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sit alanında zarar meydana gelmediğine, eylemin sınırlı tarımsal faaliyet kapsamında kaldığına, tarımsal faaliyetler yönünden herhangi bir izin gerekmediğine, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından,11.04.2017 tarihinde Afrodisias 1. derece arkeolojik sit alanında kalan yargılama sırasında istenen tapu kaydına göre (korunması gerekli kültür varlığı şerhi bulunan) Karacasu ilçesi ... Mahallesi ... mevki 270 ada 35 parsel taşınmazda sulama tesisatı yapılmak üzere izinsiz olarak kepçe yardımıyla dava dışı kazı çalışmasının yapıldığının tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma işlemleri kapsamında dava dışı ...'ın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde; sanıklar ... ile ...'ın kendisinin yanına gelerek kendisine ait tarlaya damlama sulama tesisatı döşetmek istediğini söylemesi üzerine bu şahıslarla işçilik dahil 2000 TL ücret karşılığı anlaştığını, davaya konu bahçe içerisinde boruları döşediğini ancak kazı yapmadığını, jandarmanın gelmesi üzerine sanık ...'i aradığını kendisinin de izin aldıklarını devam etmesini söylemesi üzerine boruları döşeyerek işlemi tamamladığını, herhangi bir kazı yapmadığını beyan ettiği, kolluk olay tutanağı içeriğine göre kolluğun sanık ...'i araması üzerine ...'in müze müdürlüğü bilgisi olduğunu beyan ettiği, sanık ...'in soruşturma aşamasında alınan ifadesine göre abisi sanık ...'in zeytin dikili tarlası için sulama yaptırmak istediğini, damla sulama borusu yaptırmak amacıyla ... ile görüştüklerini, kendisini arayıp jandarmanın geldiğini bildirdiğinde Müze yetkililerinden ... isimli şahsı aradığını kendisine burada kültür varlığı ile ilgili bir şey olmadığını kazıyı kapatabileceğini söylediğini, beyan ettiği, sanık ...'in ifadesinde, kardeşi ...'i arayarak sulama amaçlı damlama usulü sistem yaptırmasını söylediğini, sit alanı olduğunu bilmediğini beyan ettiği, sanık ...'nin alınan ifadesinde; eşiyle birlikte tarlasına damlama sulama tesisi yaptırmak istediklerini, eşinin sanık ...'i arayarak sistemi yaptırmasını istediğini, sit alanı olduğunu bilmediğini beyan ettiği, soruşturma işlemleri kapsamında düzenlenen olay yeri inceleme tutanağına göre 50-60 cm uzunluğunda 1 metre derinliğinde kazı yapılarak her zeytin ağacı sırası boyunca boru döşendiğinin tespit edilmesi neticesinde sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yürütülen soruşturma neticesinde 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK'nın 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama sırasında sanık ... alınan savunmasında özetle davaya konu taşınmazın zeytin tarlası olup kendi adına kayıtlı olduğunu, eşi sanık ... ile sulamak amacıyla damlama sulama sistemi yaptırmaya karar verdiklerini, eşinin kardeşi diğer sanık ...'a telefon ederek yaptırmasını rica ettiğini, eşinin bu konuyla ilgilendiğini beyan ettiği, sanık ...'ın alınan savunmasında özetle; davaya konu tarlanın eşine ait olduğunu, olay günü kardeşi sanık ...'i arayarak sulama sistemi yaptırması talimatını verdiğini, ...'in de talimatı doğrultusunda yaptırdığını beyan ettiği, sanık ...'in alınan savunmasında özetle; kendisine ait başka yerde bulunan tarlası için sulama tesisatı yaptırdığını, abisi sanık ...'in de kendi tarlalarına yaptırmak istemesi üzerine tarımsal faaliyet amacıyla yaptıklarını, suç işleme kastıyla hareket etmediklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller ve keşif neticesinde sanıkların eyleminin suç işleme kapsamında kalmadığı, alınan ziraat bilirkişi raporunda daha önceden tarlaya sulama amacıyla döşenmiş eski boruların bulunduğu, kazı işlemi neticesinde yeni sulama borularının döşendiği, sanık hakkında izinsiz olarak kazı işlemi yapıldığı yönünde kamu davası açılmış ise de 2863 sayılı kanunun 9. maddesinde “koruma Yüksel Kurulunun İlke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez.Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşai ve fiziki müdahale sayılır.” hükmü ile,inşai ve fiziki müdahalenin neler olabileceği örnekleme metodu ile sayılmış olup, verilen örnekler gözetildiğinde, tarımsal faaliyetler inşai ve fiziki müdahale kapsamında değerlendirilmeyecek faaliyetlerdir. Bu bakımdan atılı suç 2863 sayılı kanunun 65/a maddesindeki suçu oluşturmamaktadır." gerekçeleriyle sanıklar hakkında yürütülen yargılama neticesinde sanıkların üzerilerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle CMK 223//2-a maddesi uyarınca sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yürütülen yargılama kapsamında tekrar keşif yaptırılarak aldırılan heyet bilirkişi raporuna göre dava konusu alanın Afrodisias 1. derece arkeolojik sit alanında kaldığı ve alanda çok sayıda Kanun kapsamında kültür varlığının yer aldığının, toprak altına döşenen sulama borularının fiziki müdahale kapsamında kaldığı ve müdahale nedeniyle sit alanının zarar gördüğünün tespit edildiği anlaşılmıştır. Taşınmzın tapu kaydında 16.11.1998 tarihli 971 nolu 1. derece korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğuna ilişkin şerh bulunduğu anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince yürütülen yargılama neticesinde;"...Dairemizce açılan duruşma sırasında yerel mahkeme aracılığıyla fen mühendisi, arkeolog, inşaat ve ziraat mühendisi bilirkişilerin katılımı sağlanarak keşif ve bilirkişi işlemi yaptırılmış, bilirkişilerden 05/10/2020 tarihli rapor alınmış, sunulan rapor içeriğine göre; damlama sulama sistemi kurulmak maksadıyla nitelikleri yukarıda açıklanan kazı eylemleri nedeni ile 1.derece arkeolojik sit alanı olan Afrodisias Antik Kenti içerisindeki taşınmazın ve Metropol alanının zarar gördüğü sunulan rapor içeriğinde ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Yine yargılama sırasında temin olunan Karacasu ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde 270 ada, 35 parsel sayılı ... adına kayıtlı tapu kaydı celbedilmiş, incelendiğinde; 16/11/1998 tarihinde 1.derece korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak beyanlar hanesine şerh verildiği görülmüştür. Sanıklardan ...'ın da daha önce müze müdürlüğünde görev yaptığı belirlenmiş, tapu kaydı kapsamına göre de; taşınmazın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğunun bilindiğinin kabulü gerektiği, buna rağmen Kültür ve Turizm Bakanlığından veya il müdürlüğünden söz konusu kazı faaliyetinin yapılabilmesi için herhangi bir izin alınmadığı ve kültür varlığı niteliğinde bulunan taşınmazın kazı sonucu zarar görmüş olması nedeni ile karı koca olan ve damlama sistemini yapma kararını alan sanıklar ... ve ...'ın TCK'nın 37/1 maddesi yollamasıyla iştirak iradesiyle hareket ettikleri ancak suça konu kazı işlemini yaptıran sanık ...'ın ise eyleme TCK'nın 39/2 maddesi kapsamında yardımcı sanık olarak iştirak ettiği sonuç ve vicdani kanaatine varılmakla " gerekçeleriyle Yerel Mahkeme hükmünün kaldırılmasına ve sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 1-Sanıklar ... ve ... yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafinin temyiz istemi bakımından; Sanıklar hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezasına hükmolunduğu, TCK'nın 51. maddesi uyarınca sadece hapis cezasının ertelenebileceği, adli para cezasının ise ertelenemeyeceği gözetilmeden ''cezanın'' ertelenmesine yazılması suretiyle hüküm infazında yazılı şekilde tereddüt oluşturulması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2-Sanık ... yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz istemi bakımından; Sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezasına hükmolunduğu,TCK'nun 51. maddesi uyarınca sadece hapis cezasının ertelenebileceği, adli para cezasının ise ertelenemeyeceği gözetilmeden ''cezanın'' ertelenmesine yazılması suretiyle hüküm infazında yazılı şekilde tereddüt oluşturulması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, kısa süreli hapis cezasının ertelenen sanık hakkında TCK 53/4. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık bulunmadığından, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 303/1-c maddesi gereği sanık hakkında kurulan hükmün 6. paragrafının “ TCK 53/4 maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK 53/1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanmasına yer olmadığına” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Karacasu Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde karar verildi

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/2563, K. 2025/2161, T. 27.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-2563-e-2025-2161-k-d44c8ca89a22