Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2120 E. 2024/3882 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2120
- Karar No
- 2024/3882
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1614 E., 2021/193 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 1.000.000 TL maddi tazminatın haksız işlem tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat davasını idari para cezasının iptaline ilişkin açılan davanın kesinleşmesinden sonra süresi içerisinde idari yargıda tam yargı davası olarak açıldığını, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi üzerine süresinde iş bu davanın Ağır Ceza Mahkemesinde açıldığını, zamanaşımı süresinin kesildiğini, eksik araştırma ile karar verildiğini, davanın kabulü gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/9 Esas- 2008/49 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı şirketin yetkili hakkında kaçak petrol satışa arz etmek suçundan yapılan yargılama neticesinde 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına tazminata konu olan 12.260 lt akaryakıtın müsaderesine karar verildiği, bu kararın itiraz üzerine 06/05/2008 tarihinde kesinleştiği, 28/05/2013 tarihli ek kararla sanık Hasan Hüseyin Yılmaz hakkında düşme kararı verildiği, bu kararın da 18/06/2013 tarihinde kesinleştiği, CMK'nın 142/1 maddesinde kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde hükmün kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde tazminat davasının açılması gerektiğinin belirtildiği, Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/9 E. 2008/49 K. Sayılı ilamı ile verilen müsadere kararının 06/05/2008 tarihinde kesinleştiği, davacının tazminat davasını 15/10/2019 tarihinde açtığı da göz önünde bulundurulduğunda davanın süresinde açılmadığı anlaşıldığı, kaldı ki; davanın süresinde açıldığının kabulü halinde de; davacı yukarıda anlatıldığı şekilde el konulan akaryakıt ve mahrum kalınan kara ilişkin CMK'nın 141 vd maddeleri uyarınca tazminat talebinde bulunmuşsa da, davacının talep etmiş olduğu 12.260,4 lt akaryakıt Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/9 E. 2008/49 K. sayılı ilamı ile müsadere edilmiş ve müsadere kararı 06/05/2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, Danıştay 13. Dairesinin 2009/7308 E. 2011/5562 K. sayılı ilamı ile müsaderesine karar verilen akaryakıttan analize tabi tutulan numunelerin ulusal marker seviyelerinin geçersiz çıkmasına karşın teknik düzenlemelere uygun olduğunun tespit edilmesi nedeniyle Tercan Asliye Ceza Mahkemesince verilen müsadere kararından kaynaklı olarak tazminat talep etmişse de; Danıştay tarafından verilen kararın idari işlem olan EPDK kararının iptaline ilişkin olduğu, davacı şirket yetkilisi hakkında Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/9 E. 2008/49 K. Sayılı ilamı ile kaçak petrol satışa arz etmek suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve akabinde düşme kararı verildiği, düşme kararının 18/06/2013 tarihinde kesinleştiği, düşme kararı nedeniyle uğranılan zararın CMK 141. Maddesine göre talep edilecek tazminata konu edilemeyeceği anlaşıldığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacıya ait akaryakıta 15.06.2007 tarihinde el konulduğu, el koyma işleminin 01.06.2005 tarihinden sonra gerçekleşmiş olması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla; gerekçeli karar başlığında "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat ''olan dava türünün", "466 sayılı Yasaya Göre Tazminat İstemi", ''15.10.2019'' olan dava tarihinin ise ''16.10.2019'' olarak yazılması ve karar duruşmasında hazır bulunarak duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet savcısının isminin gerekçeli karar başlığına yazılmamış olması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, davanın süresinde açılmadığından tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, davanın vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.07.2024 tarihinde karar verildi.