Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1965 E. 2025/5840 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1965
- Karar No
- 2025/5840
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/264 E., 2020/348 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 30.000,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat talebi yönünden reddine, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 19.10.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının hüküm fıkrasında yer alan 17.10.2016 tarihli gözaltı ibaresinin çıkarılarak yerine 19.10.2016 tarihinin yazılması, manevi tazminatın 13.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle ve değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tazminat miktarının yükseltilmesinin duruşma açılmadan yapılması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının beraat sonrası döneme ilişkin maddi kayıplarının maddi tazminat kapsamında kabul edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/10 Esas – 2018/232 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.10.2016-13.03.2017 tarihleri arasında 147 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.11.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş beraat hükmünün davacıya 07.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kamu görevlisi olan davacının 06.01.2017 tarihinde görevinden ihraç edilerek 16.01.2018 tarihinde göreve iade edilmesi üzerine mali ve sosyal haklarının ödendiğinden bahisle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinin kabulü ile kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin dava dilekçesinde yalnızca tutukluluk dönemine ilişkin tazminat talebinde bulunduğundan bahisle hüküm fıkrasında yer alan 17.10.2016 tarihli gözaltı ibaresinin çıkarılarak yerine 19.10.2016 tarihinin yazılması, manevi tazminat miktarının 13.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle ve değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Kanun'da düzenlenmiş ise de; özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Kanun'un uygulanması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle 6100 sayılı Kanun'un istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanun'un 353 üncü maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamede tazminat miktarının artırılmasının duruşma açılarak yapılmadan yapılmasına ilişkin tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.