Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1728 E. 2024/7850 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1728
- Karar No
- 2024/7850
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/774 E.,- 2020/740 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2015/577 E., 2015/591K. sayılı ilamıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 184/1, 62,50/1-a,52/2-4 maddeleri uyarınca neticeten 6000TL adli para cezasına karar verilmiş, karara karşı sanık tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 02.07.2019 tarihli ve 2019/3079E, 2019/11446K. sayılı ilamıyla; "Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, " gerekçesiyle hükmün bozulduğu, Bozma üzerine yürütülen yargılama neticesinde; Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2019/774E., 2020/740 K. sayılı ilamıyla sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK'nın 62/1, 50/1-a, 52/2, 52/4, (CMK'nın 326/son) maddelerince neticeten 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş karara karşı sanığın temyiz başvurusu üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, dava konusu yapıyı kendisinin yapmadığına, yapı kayıt belgesi aldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yıldırım Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü tarafından 08.04.2015 tarihinde sanığa ait olduğu tespit olunan taşınmazda yapılan inceleme neticesinde ruhsatsız olarak mevcut mesken zemin katın üzerine 9x10 metre ebatlarında birinci kat kolonlarının diktiği,tabliye betonunu döktüğü, tuğla duvarlarını ördüğünün tespiti üzerine sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davası kapsamında sanığın savunmasında daireyi kardeşi ...'un yaptığını zemin katın ise babası tarafından 2009 yılında yapıldığını, arsanın kendisi adına kayıtlı olduğunu beyan ettiği sanık hakkında yürütülen yargılama neticesinde imar kirliliğine neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay 18. Ceza Dairesince bozulması üzerine Yerel Mahkemece icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 30.11.2020 havale tarihli inşaat ve arkeolog bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın 1. derece doğal sit alanında kaldığının, ruhsatsız olduğunun ve 2863 sayılı Kanunun 9 ve 16. maddeleri ile 728 sayılı ilke kararına aykırı uygulama olduğunun belirtildiği, sanığın bozma üzerine icra edilen keşif sırasında alınan beyanında ise; 2015 yılında kendisinin yapıyı yaptığını, sit alanında kaldığını bilmesine rağmen yaptığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece bozma üzerine yürütülen yargılama neticesinde;" keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu söz konusu arazinin birinci derece doğal sit alanı olduğunun tespit edildiği, sanığın alınan beyanında söz konusu arazinin sit alanı olduğunu bildiğini buna karşın yapıyı ruhsatsız olarak yaptığını kabul ederek eylemini ikrar ettiği, her ne kadar sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan kamu davası açılmış ise de sanığın iddianame anlatılan eyleminin 2863 sayılı yasanın 65/1 maddesinde düzenlenen suç kapsamına girdiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı 2863 sayılı kültür ve tabiat varlıklarını koruma yasasına muhalefet etmek suçundan eyleminin uyduğu" gerekçesiyle sanığın doğal sit alanına izinsiz inşai müdahalede bulunduğu kanaatiyle cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, davaya konu taşınmazın I. derece doğal sit alanında kaldığı belirlenmesine rağmen suçtan zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde karar verildi.