Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1563 E. 2024/6575 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1563
Karar No
2024/6575
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2074 - 2021/1668 SUÇLAR : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hüküm kurulmasına yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın temyiz yasa yoluna tâbi olmadığı anlaşılmıştır. 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat, imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 184/5. maddesi uyarınca düşme kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53, 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, imar kirliliğine neden olma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan ret ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlerine içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine, gerekli izinleri alarak suça konuyu inşa ettiğine, taşınmaza ilişkin olarak yapı kayıt belgesi alındığına, re'sen görülecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık tarafından, İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 20.03.1997 tarihli kararı ile tescilli 2. derece arkeolojik sit alanında kalan mülkiyeti kendisine ait taşınmaz üzerine izin almaksızın tek katlı prefabrik yapı inşa edildiği iddiasıyla dava açıldığı, sanığın savunmasında suça konu yapıyı 2010 yılında yaptığını beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, "İzmir I No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 10.10.2003 tarihli kararında görüleceği üzere sanığın olaya konu yerde bina yapmadan önce Koruma Bölge Kurulundan izin alındığı ve olaya konu yerde herhangi bir arkeolojik buluntunun çıkmadığı, yapılanma işlemi için ise ilgili belediye tarafından değerlendirilmesine karar verildiği, dolayısıyla parsel üzerinde yapılaşma izni verilmesinde 2863 sayılı Kanun açısından mahsur bulunmadığı anlaşılmakla suçun unsurları oluşmadığından sanığın üzerine atılı suçtan beraatine", imar kirliliğine neden olma suçundan yapılan değerlendirmede ise, "İmar Barışı Yasası kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na başvurup, dava konusu taşınmaza ilişkin olduğu anlaşılan Yapı Kayıt Belgesi uyarınca; binayı imar planına ve ruhsata uygun hale getirdiği kabul edildiğinden, 5237 sayılı TCK'nın 184/5 maddesi delaleti ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca düşme" kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "Bilirkişi heyetinden alınan 29.01.2021 tarihli ek rapor içeriğinden, uydu fotoğraflarından yapılan incelemede dava konusu binanın 30.01.2006 tarihinden sonra yapıldığı, parselde ilk olarak 03.06.2011 tarihinde göründüğü, özetle 30.01.2006 ile 03.06.2011 tarihleri arasında yapıldığı kanaatine varıldığı, 3. derece arkeolojik sit alanında kalan arsada Korumu Kurulu'nun 10.10.2003 tarihli kararında 'taşınmazda gerçekleştirilen sondaj kazılarından herhangi bir arkeolojik buluntunun çıkmadığı anlaşıldığından yapılanma isteminin koruma amaçlı imar planlarının onaylanmasından sonra değerlendirilmesine' karar verilmiş olduğu, özetle yapılaşma izni verilmediği, Koruma Kurulu kararı içeriği nazara alındığında sit alanına herhangi bir zarar verilmediği ancak henüz yapılaşma için izin de verilmediği halde yapılaşmaya gidildiği" değerlendirilerek ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılıp, sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan mahkumiyet hükmü tesis edilmiş, imar kirliliğine neden olma suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Hüküm Kurulmasına Yer Olmadığına Dair Karara Yönelik Temyiz İsteği Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde belirtilen hüküm türleri arasında sayılmayan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın temyizinin mümkün olmadığının anlaşılması karşısında dava dosyasının, Tebliğnamaye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Dosya kapsamında mevcut 03.02.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda, "uydu fotoğraflarında yapılan incelemede, dava konusu binanın 30.01.2006 tarihinden sonra yapılıp, ilk kez 03.06.2011 tarihinde göründüğünün" belirtilmesi karşısında, suç tarihinin "30.01.2006 - 03.06.2011 tarihleri arası" olarak kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanun'un 66/1. maddesinin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4 fıkrası uyarınca en fazla yarısına kadar uzayacağından, 30.01.2006 - 03.06.2011 tarihleri arası olarak kabulünde zorunluluk bulunan suç tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun'un 66/2. maddesinin (e) bendi ve 67/4. maddesinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleştiği, dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı Kanun'un 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının isteme aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE; Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1563, K. 2024/6575, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1563-e-2024-6575-k-0be89d384773