Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1376 E. 2025/6155 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1376
Karar No
2025/6155
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2450 E., 2021/190 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılarak, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız arama, el koyma, gözaltı, kanuni gözaltı süresinde hakim önüne çıkarılmama, haksız tutuklama, makul sürede hakim önüne çıkarılmama ve makul sürede hakkında hüküm verilmeme nedeniyle 300.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, CMK'nın 142/1 maddesinde karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceğinin belirtildiği, davacı hakkında verilen ve kesinleşmiş bir beraat kararı bulunmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, davacı hakkında haksız gözaltı ve tutuklama tedbiri uygulandığına, dijital materyallerine el konulduğuna ve geç iade edildiğine, bir kısmının ise iade edilmediğine, makul sürede hakim önüne çıkarılmadığına ve hakkında hüküm verilmediğine, tutukluluk devam kararlarının gerekçesiz olduğuna ileri sürülen taleplerin yargılamanın sonucundan bağımsız olduğuna, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU Tazminat talebinin dayanağı olan Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/329 Esas-2022/29 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 24.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 28.08.2016 tarihinde tutuklandığı ve 15.10.2021 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve davacıdan el konulan iki harddiskin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği, kararın Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2022/16822 Esas-2022/4339 Karar sayılı ilamı ile onanarak 14.09.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, davacı hakkında verilen ve kesinleşmiş bir beraat kararı bulunmadığından bahisle davanın CMK'nın 142/1. maddesi gereğince reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı Kanunun tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir.

Davacının dava dilekçesi ile haksız gözaltı ve tutukluluk kararına istinaden tazminat talebinde bulunmasının yanı sıra tazminat talebini dayandırdığı olguların bir kısmının asıl davanın sonucuna bağlı olmayan talepler olduğu, Mahkemesince gerekçeli kararda belirtilen hususlar dahilinde bir incelemenin yapılmadığı ancak tazminat davasına esas ceza dosyasının Uyap üzerinden yapılan incelemesinde;

1- Davacıya ait dijital materyallere 668 sayılı KHK'nın 3/1-j bendi gereğince el konulduğu, bir kısım dijital materyalin davacıya iade edildiği, yargılama sonunda iki adet hardiskin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği,

2- Davacının 24.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 667 sayılı KHK'nın 6/1-a ve 668 sayılı KHK'nın 3/1-a maddeleri gereği kanuni gözaltı süresi içinde 28.08.2016 tarihinde hakim önüne çıkarılarak tutuklandığı, tutukluluk incelemelerinin 667 sayılı KHK'nın 6/1-ı ve 668 sayılı KHK'nın 3/1-ç bentleri gereği dosya üzerinden ve 30 günlük süreler aşılmaksızın yapıldığı,

3-Davacı hakkında 07.03.2017 tarihinde iddianame düzenlendiği, iddianamenin kabulünün ardından yargılamaya başlandığı, yargılama sürecinde de 30 günlük sürelerde tutukluluk incelemelerinin yapıldığı ve davacının tutukluluk devam kararlarına ilişkin itirazlarının incelendiği, davacının duruşmalara katılımı sağlanarak savunmasının alındığı, 02.02.2022 tarihli duruşmada hakkında hüküm verildiği, mahkumiyet hükmünün Yargıtay 3 Ceza Dairesi'nin 14.09.2022 tarihli ilamı ile kesinleştiği görülmekle, davacıya atfedilen suçun niteliği, atılı suçla ilişkin delillerin sayısı ve niteliği, dosyada 19 sanık bakımından yargılama yapılmış olması ve dosyanın karmaşıklık düzeyi de dikkate alındığında yargılamanın makul sürede tamamlandığı anlaşılmıştır.

Belirtilen hususlar dahilinde tazminat koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kesinleşmiş beraat kararı bulunmamasına istinaden davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.07.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1376, K. 2025/6155, T. 08.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1376-e-2025-6155-k-088d4f427a3d