Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9880 E. 2024/6616 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9880
Karar No
2024/6616
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2451 E., 2020/188 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında, Beyşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2018/554 Esas ve 2019/285 Karar sayılı ilamıyla sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle CMK 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, anılan kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde beraat hükmünün kaldırılarak sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2,51, 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, emsal konu ve eylemler nedeniyle beraat hükmü kurulduğuna, yapı kayıt belgesi alındığına, sair ve re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından, 19.10.2018 tarihinde sanığa ait Beyşehir İlçesi Karadiken mah. Kuyular mevkiinde 110 ada 1 numaralı parselde yer alan taşınmazda Milli Parklaf Şefliği görevlilerince yerinde yapılan inceleme neticesinde 2873 sayılı Kanuna aykırı olarak izinsiz prefabrik ev yapıldığının tespiti üzerine suç duyurusunda bulunulduğu ve sanık hakkında soruşturma işlemlerine başlanıldığı, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde 04.04.2007 tarih- 913 yevmiye nolu taşınmazın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı şerhi bulunduğu, suçlamaya konu taşınmazın hem milli park statüsünde hem de korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı statüsünde olup sit alanında bulunması nedeniyle fikri içtima kuralı gereği daha ağır olan cezadan sorumlu tutulması gerekeceğinden bahisle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sırasında 07.12.2018 tarihinde gerçekleştirilen keşif üzerine dosyaya sunulan 10.12.2018 havale tarihli inşaat bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu ve Beyşehir Gölü Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım alanı içerisinde kaldığı, taşınmaz üzerine yapılan yapıların zeminlerine atılan betonların doğal zemini kısmı olarak bozduğunun tespit edildiği, dosyaya sunulan 10.12.2018 havale tarihli fen bilirkişi raporuna göre taşınmazın tarla vasfında olduğu ve 26.11.2018 tarih ve 378 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile değiştirilen yeni Beyşehir Gölü Milli Park sınırlarının dışında kaldığının belirtildiği anlaşılmıştır. Sanığın aşamalardaki benzer savunmasında yapı kayıt belgesi bulunduğunu, yapıların çevreye ve doğaya zarar vermediğini, davaya konu taşınmazın bulunduğu parselin Milli Park sınırları dışında kaldığını beyanla suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, duruşma açılarak yürütülen yargılama neticesinde ilk derece mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak sanığın izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu sabit görülerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Tüm dosya kapsamından dava konusu taşınmaza ait tapu kaydında yer alan korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı şerhi ve sit alanında bulunduğu gerekçesiyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açıldığı, dava dosyasında taşınmazın Beyşehir Gölü Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü kullanım alanı içerisinde kaldığı belirtilmiş ise de sit kararlarına ilişkin tutanakların dosya arasında bulunmadığı, taşınmazın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olup olmadığının ilgili kurumlardan sorularak tescil kararının dosyaya dahil edilmediği ve mahkemece dava konusu taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olduğu kabul edilmesine rağmen keşifte arkeolog bilirkişinin refakate alınmadığı tespit edilerek yapılan inceleme neticesinde; Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre "19.10.2018" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "01.01.2018" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. 1-Dosya kapsamında ilgili kurul kararları ile ilan tutanaklarının yer almadığı dikkate alınarak, dava konusu taşınmazın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olup olmadığına dair bilgi ve belgeler ile sit kararı ile tescil kararlarının ilgili kurumlardan talep edilmesi, olay yerinde fen, inşaat ve bağımsız arkeolog bilirkişiler refakate alınıp, yeniden keşif yapılması ve taşınmazın sit alanında kalıp kalmadığı, taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli olması halinde suça konu müdahalelerin tescilli kültür varlığının zarar görmesine, özgün yapısını kaybetmesine sebebiyet verip vermediğinin, sit alanında kalması durumunda sit alanında zarar meydana gelip gelmediğinin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile hüküm tesisi, 2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, mahkemece davaya konu taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı olduğu kabul edilmesine rağmen suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9880, K. 2024/6616, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9880-e-2024-6616-k-d856ba6b2e82