Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9536 E. 2025/1963 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9536
Karar No
2025/1963
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2100 E., 2020/678 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız yargılama, gözaltı ve tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi, 700.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihlerinden yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.603,60 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın eksik olduğundan 7.500,00 TL olması gerektiği ve buna göre değişen vekalet ücretinin 1.332,43 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin özgürlüğünden yoksun kaldığını, işinden ve ailesinden uzakta kaldığını, ailesinin ihtiyaçlarını karşılayamadığını, halen iş bulamadığını, hükmedilen tazminatların eksik olduğunu, kendisinin ve ailesinin ceza evi masrafları olduğunu, bunların ödenmesi gerektiğini, hakkında haberler yapıldığını ve bu nedenle zarar gördüğünü, Davalı vekilinin temyiz istemi; davacının tutukluluk için maddi gelir kaybı bulunmadığını, davanın reddi gerekiğini, hükmedilen tazminatın fazla olduğunu, belirtmiştir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/443 Esas, 2018/74 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.10.2017 - 28.12.2017 tarihleri arasında 77 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, kararın 08.02.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olduğu ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.10.2017 - 28.12.2017 tarihleri arasında 77 gün gözaltı ve tutuklu kalan davacının 50.000,00 TL maddi, 700.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.603,60 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda manevi tazminatın 7.500,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmesi nedeniyle kabul edilen toplam 11.103,6 TL tazminata ilişkin hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE; B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli Başvuru no 25852/18 Deliktaş/Türkiye Davası kararında da belirtildiği üzere; duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamedeki tazminat miktarının artırılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğuna ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9536, K. 2025/1963, T. 24.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9536-e-2025-1963-k-cffe59628539