Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9352 E. 2025/4093 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9352
- Karar No
- 2025/4093
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4415 E., 2020/589 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1-3, 53/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, ceza miktarına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 06.10.2018 günü 23.55 sıralarında meskun mahalde gece vakti aydınlatmanın olduğu bölünmüş üç şeritli caddede, sanığın sevk ve idaresindeki ticari taksi ile İnönü caddesi üzerinde yolcu indirdikten sonra ters istikamette geri geri gittiği sırada idaresindeki aracı dikkatsiz ve tedbirsiz kullanması sonucu yolda bulunan park halindeki araçların arasından karşıdan karşıya geçmekte olan mağdur yayaya çarptığı, mağdurun kaldırıldığı hastanede öldüğü olayda sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan yargılama neticesinde, asli kusurlu olan sanığın gece vakti aydınlatmanın olduğu meskun mahalde bölünmüş yolu takiben ters yön olmasına rağmen geri manevra yaptığı sırada, arkasından yolun karşısına geçmekte olan mağdur yayaya aracı ile hızla çarparak ölümüne sebebiyet verdiği, bu şekilde bilinçli taksirle öldürme suçunu işlediği sabit olduğu halde cezasından TCK'nun 22/3 maddesi uyarınca artırım yapılmaması ve sürücü belgesinin kusur durumuna göre alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan 6 ay süreyle geri alınmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunarak ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Dosya içeriğine göre, 06.10.2018 günü saat 23:55 sıralarında meskun mahalde, aydınlatmalı caddede sanık sürücünün sevk ve idaresindeki ticari taksi ile orta refüjle bölünmüş tek yönlü yol üzerinde ters istikamette geri geri seyrederken orta refüjden gelerek karşıdan karşıya geçmek isteyen mağdur yayaya aracının arka kesimi ile çarpması sonucu mağdur yayanın öldüğü olayda tamamen kusurlu olduğu anlaşılmakla; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.