Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9261 E. 2023/2586 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9261
- Karar No
- 2023/2586
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/359 E., 2020/40 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 16.01.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma sonucunda 20.07.2007 tarihinde gözaltına alındığını, 21.07.2007 tarihinde tutuklandığını, 28.02.2012 tarihinde ise tahliye edildiğini, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24.10.2018 tarih 2016/278 Esas, 2018/262 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiğini belirtmiş, davacının haksız gözaltına alınması ve tutuklanması nedeniyle uğradığı gelir kaybı, ödediği avukatlık ücreti ve manevi zarar bakımından 250.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 650.000,00 TL tazminatın 20.07.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... hazinesinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 02.03.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; mükerrerlik ve dava süresi yönünden araştırılma yapılması gerektiğini, davacının kendi kusuru ile tutuklanmasına sebebiyet verdiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacının zararının ve davacının davaya muvafakatinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. 3. Van 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2019/218 Esas, 2019/395 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/359 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 24.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı lehine fazla manevi tazminata hükmedildiği gerekçesi ile hükmün bozulmasını talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açılmadığına, davacının maddi kaybını ispat etmediğine, hükmedilen menevi tazminatın fahiş olduğuna, faize hükmedilemeyeceğine ve hatalı vekalet ücretine hükmolunduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Van 6. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "Davacı ...'ın Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 20/07/2007 tarihinde gözaltına alındığı, 21/07/2007 tarihinde tutuklandığı, 28/02/2012 tarihinde ise tahliye edildiği, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24/10/2018 tarih 2016/278 Esas, 2018/262 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, verilen beraat kararının 10/12/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. ... Yapılan değerlendirmede; davacının süresi içerisinde dava açtığı, tazminat isteminin CMK'nın 142 maddesindeki koşulları taşıdığı anlaşılmıştır. Maddi tazminat miktarı belirlenirken, aylık net gelirini resmi bir belge ile ispat edemeyen davacının, vasıfsız bir işçi olduğu değerlendirilerek, tutuklulukta kaldığı dönemdeki net asgari ücret nazara alınıp, tutuklandığı ilk gün hesaba katılmak ve tahliye edildiği gün dikkate alınmamak suretiyle, haksız tutuklulukta geçen sürelerin ay ve günü üzerinden hesaplanan ve dosya kapsamıyla uyumlu olan bilirkişi raporunda belirtilen 28.101,57-TL maddi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu -kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hesaplanan 45.000,00-TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 30.750,10 TL'ye ve manevi tazminat miktarının 70.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/278 Esas – 2018/262 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı örgüt suçundan 20.07.2007 - 28.02.2012 tarihleri arasında 1684 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.12.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde 16.01.2019 tarihinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. 2. Asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunduğu tespit edilmiş ise de; temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamış, açıklanan nedenlerle de tebliğnamedeki manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş ve davalı vekilinin manevi tazminat miktarının fazla olduğuna yönelik temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.06.2018 tarihli ve 2015/12-518 Esas - 2018/293 Karar numaralı kararında yer alan "Ceza Muhakemesi Kanununun; "maddî ve manevî her türlü zararlarını devletten isteyebilirler" şeklindeki açık hükmü ile haksız fiil niteliğinde kabul edilen bu tür işlemlerin tâbi bulunduğu tazminat hukukunun genel prensipleri, istikrar kazanmış yargısal içtihatlar ve Maliye Bakanlığının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat ödenmesi hakkındaki iç genelgesi uyarınca, zarar tazminatla giderileceğine göre, tayin edilecek maddi ve manevi tazminata faiz tahakkuk ettirilmesi ve talebe bağlı olarak, haksız ya da hukuka aykırı koruma tedbirlerinin uygulandığı veya sona erdiği tarihten veyahut dava ya da hüküm tarihinden itibaren kanuni faize de hükmedilmesi gerekmektedir." şeklindeki görüşü dikkate alındığında, davacı lehine hükmedilen tazminat miktarları bakımından yasal (kanuni) faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 5. 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı anlaşıldığından davacı lehine hükmedilen tazminat miktarına göre hesaplanan vekalet ücretinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/359 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.