Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9236 E. 2023/2581 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9236
Karar No
2023/2581
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3162 E., 2019/4328 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı 10.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/61 Esas sayılı dosyasında 05.01.2009 tarihinde gözaltına alındığını, akabinde tutuklandığını, 16.08.2016 tarihine kadar 7 yıl 7 ay 11 gün tutuklu kaldığını, bu tarihten 29.01.2018 tarihine kadar da 1 yıl 5 ay 13 gün hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulandığını, yargılama sonunda 19.04.2018 tarihinde beraatine karar verildiğini ve kararın 21.05.2018 tarihinde kesinleştiğini beyan ederek, bu kapsamda 3.000.000,00 TL manevi ve 1.500.000,00 TL maddi olmak üzere toplam 4.500.000,00 TL tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 06.08.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın yetkili mahkemede ve süresinde açılmadığını, davaya mesnet kararın kesinleşmediğini, uygulanan tutuklama ve tedbirlerin haklı olduğunu, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminata faiz talep edilemeyeceğini ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. 3. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2018/361 Esas, 2019/251 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2019/3162 Esas, 2019/4328 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 20.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Davacı vekilinin temyiz istemi; eksik maddi ve manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir. 2. Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmolunan maddi ve manevi tazminatın yüksek olduğuna ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İstanbul Anadolu 5. Ağır Mahkemesi gerekçesinde "Dosyanın incelenmesinde, davanın süresinde açıldığı, Uyap sisteminden alınan davacının adresini içerir nüfus kaydına göre yargı çevremizde yerleşik olduğu anlaşılmıştır. Gözaltı ve tutuklu kalındığı bildirilen dosyadan buna ilişkin bilgi ve belgeler dosyaya celbedilerek davacının ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili araştırmalar yapılmıştır. Ayrıca davacının başka mahkemelerde bu olayla ilgili dava açıp açmadığına dair tarafın uyap bilişim sistemine kayıtlı dosyaları raporu alınarak dosya kapsamına dahil edilmiştir. ... Aşamalarda bilirkişiden alınan raporda özetle; davacının İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/61 Esas sayılı dosyasında, 05/01/2009-06/01/2009 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 06/01/2009 tarihinde tutuklandığı, 29/01/2018 tarihinde tahliye edildiği, toplam 3312 gün gözaltı ve tutukluluk süresinin bulunduğu, asgari ücret üzerinden değerlendirildiğinde 90.205,22 TL maddi tazminat alacağının bulunduğunu hesapladığı, manevi tazminat talebinin takdirinin mahkemeye ait olacağı belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun Mahkememizce denetlenmesi sonucunda, bildirilen 3312 günlük gözaltı ve tutukluluk süresinin doğru hesaplandığı, ancak tazminat miktarının eksik hesaplandığı anlaşılmış, yıllar ve dönemsel olarak değişen net asgari ücret miktarları esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda maddi tazminat miktarı Mahkememizce 95.347,22 TL olarak hesaplanmıştır. Tüm dosya kapsamına göre; davacının İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/61 Esas sayılı dosyasında nitelikli yağma suçundan 05/01/2009-06/01/2009 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 06/01/2009 tarihinde tutuklandığı, 29/01/2018 tarihinde tahliye edildiği, bu dosyada 2018/61 esas, 2018/149 karar sayılı ilam ile sanığın atılı suçlardan beraatine karar verildiği, kararın 21/05/2018 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda, davacının işlediği iddia edilen sabit olmayan suçtan ötürü uzun süre tutuklu kaldığı, tutuklanmadan önceki gelir durumunu gösteren herhangi bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2018/8555 E., 2019/3650 K. sayılı içtihadında da belirtildiği gibi, geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacıya, bahse konu döneme ilişkin olarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerektiği, yine davacının haksız olarak tutuklu kalmasının psikolojik olarak etkilenmesine ve manevi ızdırap çekmesine neden olduğu, bu nedenle davacıya bir miktar manevi tazminat ödenmesinin gerektiği, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayların cereyan tarzı, tutuklulukta geçirdiği süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve talep halinde tutuklanma tarihinden itibaren tazminata faiz işletilebileceği de dikkate alınmak ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olduğu kanaatiyle, Yargıtay içtihatlarında belirtilen kıstaslara göre Mahkememizce hesaplanan ve takdir edilen 95.347,22 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın 68.374,58 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/61 Esas – 2018/149 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, yağma suçundan 05.01.2009 - 18.08.2016 tarihleri arasında 2782 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı iddia edilen davacının, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.05.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. A.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak 1. Davacı lehine eksik maddi ve manevi tazminata hükmolunduğu anlaşılmakla, davalı vekilin fazla maddi ve manevi tazminata hükmedildiğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır. 3. Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında davacı hakkındaki tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B. Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak Kabule göre; 1. Asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine hükmedilen maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmasında isabetsizlik görülmemekle beraber, maddi tazminatın "71.207,12 TL" yerine bu miktarın altında kalacak şekilde "68.324,22 TL" olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A.3) numaralı bendinde ve kabule göre de (B.1) ve (B.2) bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2019/3162 Esas, 2019/4328 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9236, K. 2023/2581, T. 05.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9236-e-2023-2581-k-02aed58b8c7b