Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8616 E. 2025/1855 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8616
Karar No
2025/1855
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3793E. - 2019/4844K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Demre Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2018 tarihli ve 2017/127 Esas, 2018/117 Karar sayılı ilamı ile sanığın 2863 sayılı yasanın 65/4, TCK’nın 62, 52/2-4 maddesi uyarınca neticeten 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı katılan vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 51/1-3, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 60.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl 6 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı sanık müdafii tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın katılan vekili tarafından yalnızca vekalet ücretinden dolayı istinaf edilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, bilirkişi raporunun eksik olduğuna, yeni imalatlar olmadığına, yapı kayıt belgesi alındığına , resen tespit olunacak nedenlere, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından ; sanığın Antalya İli, Demre İlçesi, ... Köyü, 103 Ada, 210 parselde kayıtlı ve Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21.02.2008 tarih ve 2182 sayılı kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen alanda kalan taşınmazında üç katlı yapı ve1. kat taban seviyesinde yapımı devam eden havuz yapıldığının tespiti üzerine sanık hakkında 22.03.2016 tarihli ve 2016/52 soruşturma sayılı iddianame ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, Demre Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2017 tarihli ve 2016/105 (E), 2017/236 (K) sayılı kararıyla sanık hakkında 2863 sayılı Yasanın 65/4 maddesi uyarınca doğrudan 12.000,00 TL adli para cezası verildiği, ve kararın istinaf edilmeden 06.10.2017 tarihinde kesinleştiği, aynı taşınmazda 02.03.2017 tarihinde ilgili kolluk görevlileri ve Müze müdürlüğü uzmanlarının yerinde yaptıkları incelemede ise sanığın inşai faaliyetlere devam ederek parselde ilk tutanağa ek olarak binanın iç sıvasının yapıldığı, elektrik ve su tesisatının döşendiği, bina ve çevre duvarlarının dışının taş duvar ile kaplandığı ve boyandığı, kayaların tak tak tabir edilen aletle (ekskavatör) iş makinası ile kırıldığı ve toprakların düzeltildiği, tüm ağaçların ve çalılıkların kesildiği, tüm araziyi kapsayacak şekilde 1500 m²'lik taş duvar örüldüğü, taşların aynı bölgedeki kayalar kırılarak getirildiği, ilk tespitte çatısız olduğu gözlenen yapının kiremit örtüyle kaplı olan çatısının tamamlandığının tespit edildiği, sanığın iddianame düzenlendikten sonra devam eden eylemlerinin hukuki kesintiden sonra gerçekleştiği gerekçesiyle sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/4; 5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanığın yargılama sürecindeki savunmalarında dava konusu yerin sit alanı olduğunu bilmediğini, hakkında aynı yerle ilgili dava açıldıktan sonra eylemlerine devam etmediğini, suç kastıyla hareket etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan arkeolog bilirkişi raporuna göre; taşınmazda gerçekleştirilen eylemlerin izinsiz inşai ve fiziki müdahale kapsamında olduğu, iş makinalarıyla 3 metre genişliğinde yol açıldığı,villanın kaba inşaatı bitmiş ve elektrik su tesisatının yapılmış olduğu, villanın kuzeybatısındaki geniş arazinin iş makinalarıyla tahrip edildiğinin belirtildiği, yine dosyaya sunulan ziraat ve inşaat bilirkişi raporlarına göre, taşların iş makinası ile kırıldığı, taş duvarların örüldüğü, eski ve yeni halinin resimlerle anlatıldığı, davaya konu yerde üç katlı betonarme villa olup içinde havuz, çatı üzerinin ahşap tahtalar ile kaplandığı, bahçenin taşlarla çevrildiği, su geçirmeyen malzeme ile kaplandığı, eylemin 2863 Sayılı Yasanın 9. maddesi kapsamında fiziki müdahalenin olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece sanık hakkında yürütülen yargılama neticesinde; "... mahkememizce mahallinde keşif yapıldığı, alınan arkelog bilirkişi raporunda, davaya konu parsel üzerindeki tüm inşai faaliyetlerin yasak getirilen fiziki müdahele kapsamında olduğu, fen bilirkişi raporunda dava konusu 103 ada 209 ve 210 nolu parsellerin tamamının 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunduğunun tespit edildiği, inşaat bilirkişi raporunda, 103 ada 210 nolu taşınmazda bulunan taş duvar kazı betonarme villa vecteferrutlarının inşaai ve fiziki müdahale kapsamında olduğunun ve 0-3 yaşları arasında olduğunun belirtildiği ve inşai ve fiziki müdahele kapsamında olduklarının belirtildiği anlaşılmıştır. Tüm bu haliyle sanık hakkında 2863 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanabileceği, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği vicdani kanaatine varılarak" gerekçeleriyle sanığın sanığın 65 yaş üstü olduğu göz önünde bulundurularak adli para cezası ile cezalandırılması suretiyle 2863 sayılı Kanunun 65/4 maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince yürütülen yargılama neticesinde; "...İlk derece mahkemesi tarafından her ne kadar sanık hakkında bu eylemleri dolayısıyla 2863 sayılı Yasanın 65/4 maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiş ise de, katılan kurum vekilinin aleyhe istinafı gözetilerek ve bilirkişi raporlarına göre sanığın daha önce aynı yerle ilgili ceza almış olmasına rağmen hukuki kesinti oluştuktan sonra eylemine devam ederek binanın iç sıvasının yapıldığı, elektrik ve su tesisatının döşendiği, bina ve çevre duvarlarının dışının taş duvar ile kaplandığı ve boyandığı, kayaların tak tak tabir edilen aletle (ekskavatör) iş makinası ile kırıldığı ve toprakların düzeltildiği, tüm ağaçların ve çalılıkların kesildiği, tüm araziyi kapsayacak şekilde 1500 m²'lik taş duvar örüldüğü, taşların aynı bölgedeki kayalar kırılarak getirildiği ve inşai faaliyetin bu şekilde olduğu, bu durumda sanığın eyleminin basit tamirat niteliğinde olmayıp esaslı tamirat ve tadilat olduğu, 2863 Sayılı Yasanın 9. maddesinde bu eylemlerin sayıldığı, yapmış olduğu bu eylemler karşılığında cezasının da aynı yasanın 65/1 maddesine uyduğu anlaşılmakla , " gerekçeleriyle katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Demre Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/07/2018 tarih ve 2017/127 (E) ve 2018/117 (K) sayılı hükmünün ortadan kaldırılmasına ve sanığın eylemine uyan 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesi gereğince sanığın aynı yere müdahalede bulunup eylemini devam ettirmesi, kastının yoğunluğu karşısında alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, gün karşılığı adli para ceza miktarı hesaplanırken 3000 gün karşılığı adli para cezası yerine 2000 gün karşılığı olarak yazılması dışında bir hukuka aykırılık bulunmadığınan,Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-c maddesi gereği hükümde yer alan ;“Sanığın 2.000 gün adli para cezası karşılığı sanığın sosyo ekonomik durumu dikkate alınarak günlüğü TCK 52/2 maddesi gereğince takdiren 20,00 TL'den 60.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, ” ibaresinin“Sanığın 3.000 gün adli para cezası karşılığı sanığın sosyo ekonomik durumu dikkate alınarak günlüğü TCK 52/2 maddesi gereğince takdiren 20,00 TL'den 60.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, ” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Demre 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/8616, K. 2025/1855, T. 20.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-8616-e-2025-1855-k-cc9a2c7ca68c