Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/848 E. 2024/6608 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/848
Karar No
2024/6608
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/183 E., 2016/352 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4, 63 maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmedilen cezanın orantılılık ilkesine aykırı şekilde az olduğuna ve uzun süreli hapis cezasının para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddelerinin gösterilmemesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, hükmedilen cezanın orantılılık ilkesine aykırı şekilde az olduğuna ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz isteği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve kusuru bulunmayan müvekkili hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, sanığın idaresindeki otomobille, gündüz vakti, virajlı, bölünmüş sathi kaplama karayolunda seyrederken, olay mahalline geldiğinde, yolun şeridinden ayrılarak sağ tarafa banket dışına çıkarak tarla içinde ilerlediği sırada, 2005 doğumlu yayaya çarpmasıyla, yayanın ölümüyle sonuçlanan olayda, mahkemece, tam kusurlu şekilde neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda, sanığın kusur durumu, olayın meydana geliş şekli, maddede öngörülen cezanın alt sınırı nazara alındığında, mahkemece, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında bu hususta bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin eksik gösterilmesi suretyile 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Konya 10.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1.fıkrasının 3.paragrafının çıkartılarak yerine “Sanığa verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK'nın 50/4 delaletiyle 50/1-a maddesi gereğince 605 gün adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 20 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/848, K. 2024/6608, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-848-e-2024-6608-k-077e8d4ceee1