Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8396 E. 2024/5357 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8396
- Karar No
- 2024/5357
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1422 E., 2019/1551 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı ve vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle TCK'nın 141/1-a ve 141/1-e maddeleri gereğince 353.500 TL maddi ve 1.500.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 26.015.50 TL maddi tazminatın 01.09.2016 tarihinden, 70.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi tazminat miktarının " 23.735,54 TL" maddi tazminata ilişkin faiz başlangıcının "24/08/2016" ve vekalet ücretinin "5.450 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, maddi tazminata ilişkin faiz başlangıcına, davacı ve vekilinin temyiz sebepleri; davacının kayın babasının cenazesi nedeniyle yapmış olduğu masrafların maddi tazminata dahil edilmesi ve gelir kaybı yönünden maddi tazminatın en son aldığı maaş üzerinden hesaplanması gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, tutukluluğun devamına ilişkin kararların kanuna uygun olmaması nedeniyle TCK'nın 141/1-a maddesi uyarınca da manevi tazminata hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/149 Esas - 2018/407 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 18/07/2016 tarihinde anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına karar verildiği, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 18/07/2017 tarih 2017/11689 nolu soruşturma dosyası ile anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve aynı gün bu suç yönünden tahliye edildiği ancak silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan tutukluluk halinin devam ettiği, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ise 26/01/2018 tarihinde tahliyesine karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verildiği, bu kararın 20/06/2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, bu suretle 16/07/2016 - 26/01/2018 tarihleri arasında 559 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan 18/07/2016-18/07/2017 tarihleri arasında tevkif müzekkeresinin infaz gördüğü, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 18/07/2017-26/01/2018 tarihleri arasında tevkif müzekkeresinin infaz gördüğünün bildirildiği ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün maddi tazminat miktarı ve maddi tazminata ilişkin faiz başlangıcı ile vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ile davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1- Danıştay 5. Dairesinin 16/05/2022 tarihli 2017/2098 Esas -2022/3204 Karar sayılı ilamıyla mesleğe iadesine ve davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verildiği ve UYAP'tan yapılan kontrolde davacı kamuda aktif çalışan olarak görülmekle; davacının geriye dönük maaş alacaklarının idare tarafından kendisine ödenmesi gerektiği anlaşıldığından, davacının görevine iade edilip edilmediği araştırılarak iade edilmesi halinde maddi kaybı bulunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi zorunluluğu, 2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, 3- Dava dilekçesinde davacının TCK'nın 141/1-a maddesi gereğince de tazminat talebinde bulunulduğu ancak mahkemece gerekçeli karar da davacının bu talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı ve vekili ile davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Karaman Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde karar verildi.