Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/769 E. 2024/6859 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/769
- Karar No
- 2024/6859
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/238 Esas, 2016/146 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4 ve 63/1. maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteminin; eksik araştırma neticesinde hüküm kurulduğuna ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz isteminin; duruşmaya iştirak etmeyen, yüzü bile görülmeden sanık hakkında iyi hal indirimi uygulandığına, olay mahallinde keşif taleplerinin yerel mahkemece reddedildiğine, sanığın olay anında aşırı hızlı araç kullandığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 27.08.2015 günü saat 05:10 sıralarında alacakaranlık vakti, sürücü sanık sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı kamyonet ile E-96 karayolu üzerinde Ahmetli istikametinden Kula istikametine doğru seyir halindeyken trafik ışık kontrollü Garaj Caddesi kavşağına geldiğinde, seyir istikametine göre sağ taraftan kavşağa giren sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sol yan kısımlarına çarpması sonucu otomobil sürücüsünün ölümüyle, katılanlar ... ve ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemez, vücudundaki kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derecede yaralandığı trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında: bu kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ın 2918 sayılı KTK’nın 52/1-a.maddesi uyarınca aracının hızlarını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, soruşturma aşamasında trafik polisi memuru ...’ın hazırlamış olduğu 07/09/2015 tarihli bilirkişi raporunda: ... plaka sayılı kamyonet sürücüsü ...’ın kazanın şiddeti göz önünde bulundurulduğunda meskun mahalde kavşağa girerken hızını azaltmadığından 2918 sayılı KTK’nın 52/1-a.maddesi uyarınca ikinci derecede tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 20.04.2016 tarihli adli raporda: sanık sürücü ...'ın idaresindeki kamyonet ile meskun mahaldeki yolda seyir halindeyken hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, olay yeri trafik ışık kontrollü kavşağa yaklaştığında kendi istikametine yanmakta olan sarı fasılalı ışığa rağmen hızını uygun seviyeye düşürmediği, yüksek hızla seyirle kavşağa girmiş olduğu sırada ise seyir istikametine göre sağ taraftan kavşağa giren otomobile karşı zamanında yeterli tedbire başvurmayıp otomobilin sol yan kısımlarına çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali derecede kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, bir kişinin ölümü ve şikayetçi üç kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde dosya kapsamında birbirini teyit eder mahiyetteki bilirkişi raporlarına göre sanık ...'ın tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının ve dayanak 5237 sayılı Kanunun 52/3.maddesinin gösterilmemesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 3 numaralı paragrafın çıkarılarak yerine '"Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.