Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7103 E. 2023/5703 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7103
Karar No
2023/5703
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1490 E., 2019/1749 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 31.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 18.05.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 25.05.2017 tarihinde tutuklandığını, 29.12.2017 tarihinde tahliye edildiğini, davacının beraat ettiğini belirterek 4.360,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/263 Esas, 2018/275 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 24.06.2019 tarihli ve 2019/1490 Esas, 2019/1749 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; 1. Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine, 2. Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,İlişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; Davacı ...'ün "Silahlı Terör Örgütüne üye olmak" suçundan, Antalya Başsavcılığının 2017/23913 soruşturma numaralı dosyasından 18/05/2017 tarihinde gözaltına alındığı ve tutuklama talebi ile Sulh Ceza Mahkemesine sevk edilmesinin ardından Antalya 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 25/05/2017 gün ve 2017/407 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, ve tahliye edildiği 29/12/2017 tarihine kadar tutuklu kaldığı, daha sonra bahsi geçen soruşturma neticesinde açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonrasında Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/164E-2018/80K dosyasında 22/03/2018 tarihinde davacının beraatine karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeksizin 30/03/2018 tarihinde kesinleştiği; fakat kararın kesinleştiğinin ilgiliye tebliğ edilmediği, dolayısıyla dava açma süresinin kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıllık süre içinde açılması gereği kuralının işletilmesi gerektiği, kaldı ki davacı vekilinin zaten öğrenme ile üç aylık yasal süresi içerisinde (31/05/2018) mahkememize tazminat davası açtığı, UYAP sisteminden yapılan sorgulamada sabıka kaydına göre davacının haksız yere gözaltında geçirdiği sürenin mahsup edilebileceği bir dosyasının olmadığı gibi ve aynı konuya ilişkin açılmış bulunan mükerrir bir davanın olmadığının görüldüğü, dolayısıyla davacının özgürlüğünün haksız olarak kısıtlandığı, mahkum olduğu süre içerisinde duyduğu acı ve elemin tazminat ödenerek giderilmesi gerektiği, Davacının maddi tazminat talebinin sadece ödenen avukatlık ücretinden ibaret olduğu anlaşılmakla taleple bağlılık kuralı gereği çalışmamaktan doğan maddi kaybı yönünden bir değerlendirme yapılmamış, ancak her ne kadar avukatlık ücreti talep edilmiş ve mahkeme adı ve dosya numarası gösterilerek makbuz kesilmiş ise de, yargılamanın 22/03/2018 tarihinde sona erdiği makbuzun ise 02/05/2018 tarihli olduğu yani yargılamanın sona erdiği tarihten sonra makbuzun düzenlendiği anlaşılmakla, Yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre vekalet ücretinin ödenemeyeceği anlaşılmış, başkaca maddi tazminat talebi de olmadığndan maddi tazinat talebinin reddine karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararlarından da anlaşılacağı üzere, manevi tazminatın haksız mahkum olan kişinin sosyal çevresinde itibarının sarsılması, özgürlüğünden yoksun kalınması nedeniyle duyulan elem, ızdırap ve ruhsal sıkıntıların bir ölçüde de olsa giderilmesi amacına yönelik olduğu, uğranılan manevi zararın tümüyle giderilmesinin olanaksız olduğu, bununla birlikte tayin edilecek manevi tazminatın kişinin acı ve ızdıraplarının dindirilmesinde sıkıntılarının azaltılmasında etken olduğu ve bu nedenle tazminata hükmedilirken kişinin cezaevinde kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, atılı suçun niteliği, gözaltında kalmanın şahsın üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler nazara alınarak zenginleşme sonucu doğurmayacak bir miktar da olmasına özen gösterilerek davacının günlük özgürlüğünden yoksun kaldığı 18/05/2017-29/12/2017 tarihleri arasındaki gözaltı ve tutukluluk süreleri dikkate alınarak takdir edilen manevi zararına karşılık 20.000,00 TL manevi tazminatın istem gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/164 Esas, 2018/80 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.05.2017-29.12.2017 tarihleri arasında 225 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 22.03.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 30.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; 1. Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere, vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir. Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (2.) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 24.06.2019 tarihli ve 2019/1490 Esas, 2019/1749 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Alanya Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/7103, K. 2023/5703, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-7103-e-2023-5703-k-973a6f7103ff