Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7102 E. 2023/5702 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7102
Karar No
2023/5702
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/365 E 2019/1742 K HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 14.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın bylock kullandığı yönündeki hatalı tespit sonucunda silahlı terörü örgütüne üye olma iddiası ile 25/01/2017 tarihinde tutuklandığı, Antalya 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2017/116 sorgu nolu tutuklama müzekkeresi ile 03/02/2017 tarihinde tutuklandığı, ilk duruşmasına çıkan müvekkilinin adli kontrol şartıyla 16/06/2017 tarihinde tahliye edildiği, tutuklanması sebebi ile işinden olan müvekkilinin haksız bir şekilde ikametinin arandığını, yaklaşık 5 ay boyunca adli kontrol tedbiri olarak imza yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, banka hesapları dışındaki tüm mal varlığına el konulduğunu, gözaltı ve tutukluluk süresi olan 143 gün boyunca özgürlüğünden yoksun kalmış, gözaltı ve tutuklu bulunduğu cezaevi şartlarının çok kötü olduğunu, müvekkilinin ağır kalp hastası olduğunu, ailesinin geçimini sağlayamadığı, çocuklarına derin üzüntüler yaşattığı, Türk Telekom bünyesinde faaliyet gösteren On Grup isimli firmada müşteri temsilcisi olan müvekkilinin aylık ek gelirlerle birlikte 2500 TL gelirden mahrum kaldığını, ailesinin kendisini sürekli olarak cezaevinde ziyaret ettiğini, kendisinin ceza infaz kurumunda harcamalarda bulunduğunu, bu nedenlerle müvekkil adına haksız tutuklamadan kaynaklı olarak 500.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi olmak üzere tazminatın gözaltı tarihi olan 25/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir . 2. Davalı vekili 15.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/95 Esas, 2018/365 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 24.06.2019 tarihli ve 2019/365 Esas, 2019/1742 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; 1. Maddi zararın maaş kaybı üzerinden yapılması gerektiğine, 2. Vekâlet ücretinin ödenmesi gerektiğine, 3. Cezaevi giderlerinin ödenmesi gerektiğine, 4. Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, İlişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/205 Esas 2018/16 Karar sayılı dosyası kapsamı itibariyle davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 25/01/2017 tarihinde gözaltına alındığı, Antalya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 03/02/2017 tarih, 2017/116 sayılı sorgu nolu kararı ile 03/02/2017 tarihinde tutuklandığı, Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/205 Esas sayılı kararı ile 16/06/2017 tarihinde tahliye edildiği, akabinde beraat kararı verildiği, söz konusu kararın 25/01/2018 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Davacının sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin yapılan araştırmalar neticesi davacının Manavgat Türk Telekom bünyesindeki bir şirkette çalıştığı, davacının da gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre bakımından maddi zararını kanıtlar delil sunmadığı, kaldı ki cezaevinde yapılan harcamalar, ailesinin cezaevi ziyaretleri için yaptığı harcamalar ve dosyaya sunulmayan diğer masrafların maddi zarar olarak değerlendirelemeyeceği anlaşılmış olmakla; belirtilen süre içerisinde çalışıyor olsaydı asgari ücret düzeyinde gelir elde edebileceği değerlendirilmiştir. Davacının gözaltına alındığı tarihteki maddi kaybının ise aldırılan bilirkişi raporuna istinaden maddi zararı 6.645,60 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı tarafın usulüne uygun bir şekilde belirlenen kazanç kaybına ilişkin 6.645,60 TL maddi zararının ve davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre, manevi tazminat kurumunun amacı dikkate alınarak manevi zararına ilişkin belirlenen 10.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; Maddi tazminatın 6.552,18 TL'ye indirilmesi, manevi tazminatın 12.000,00 TL'ye çıkarılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/205 Esas, 2018/16 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 25.01.2017-16.06.2017 tarihleri arasında 142 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 17.01.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.01.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; 1. Maddi zararın maaş kaybı üzerinden yapılması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının 06.02.2017 tarihi itibariyle iş çıkışının yapıldığı, işten çıkışı yapılırken primin asgari ücret üzerinden yatırıldığı anlaşıldığından 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Vekâlet ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere , vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir. Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 3. Cezaevi giderlerinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının talep etmiş olduğu cezaevi giderlerinin 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 4. Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (4.) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 24.06.2019 tarihli ve 2019/365 Esas, 2019/1742 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/7102, K. 2023/5702, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-7102-e-2023-5702-k-aeba8998591e