Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7060 E. 2024/4 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7060
Karar No
2024/4
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 21.01.2019 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı 21.01.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/05/2017 tarih, 2017/128 Esas sayılı tensip kararı ile verilen tutukluluğun devamı kararına itiraz etmesi üzerine İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31/05/2017 tarih, 2017/259 D.İŞ sayılı karar ile itirazın reddedildiği, hak ihlalinin tespiti için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğu, davacının, Anayasa Mahkemesi üyesi olan Osman Ali Feyyaz PAKSÜT'ün eşi Ferda PAKSÜT'e hapis cezası veren heyette yer almasından kaynaklanan husumet nedeniyle Anayasa Mahkemesi üyesi Osman Ali Feyyaz PAKSÜT hakkında reddi hakim talebinde bulunduğunu, buna rağmen adı geçen üyenin 2017/29272 sayılı bireysel başvurusunu inceleyen komisyona katılarak başvurusunu "kabul edilemez" bulduğunu belirterek, Anayasa Mahkemesi üyelerinin 2017/29272 sayılı bireysel başvuruyu incelerken reddi hakim talebini görmezden gelmelerinin açıkça usul hükümlerine aykırı olduğunu, kişi hürriyeti ve güvenlik hakkını ihlal edecek şekilde bireysel başvurusunun incelenmesi nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini talep etmiştir. 2. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2019 tarihli ve 2019/24 Esas, 2018/328 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.09.2019 tarihli ve 2019/689 Esas, 2019/519 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2021 tarihli, davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri Anayasa Mahkemesi üyesi tarafından kasten yanlış değerlendirme yapılarak başvurunun ''kabul edilemez'' bulunduğuna, Anayasa Mahkemesinin yaptığı incelemelerin CMK 141/3 maddesi gereğince değerlendirilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat isteminde bulunabilecek kişilerin CMK.nın 141.maddesinde tahdidi olarak sayıldığı ve iş bu davadaki davacının bu kişilerden olmadığı, dava dilekçe içeriği ve konusu itibariyle değerlendirildiğinde davacının tazminat isteme koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin esasını oluşturan 2017/29272 başvuru numaralı Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru dosyası kapsamında Anayasa Mahkemesi üyesinin eşinin davacıya hapis cezası veren heyette yer almasından kaynaklanan husumet nedeniyle Anayasa Mahkemesi üyesi hakkında reddi hakim talebinde bulunduğunu, üyenin 2017/29272 sayılı bireysel başvurusunu inceleyen komisyona katılarak başvurusunu "kabul edilemez" bulduğunu belirterek, Anayasa Mahkemesi üyelerinin bireysel başvuruyu incelerken reddi hakim talebini görmezden gelmelerinin açıkça usul hükümlerine aykırı olduğunu, kişi hürriyeti ve güvenlik hakkını ihlal edecek şekilde bireysel başvurusunun incelenmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının temyiz sebepleri yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; ''.... suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Tazminata esas dosya incelendiğinde davacının tazminat davasını bireysel başvuruya dayandırarak Anayasa Mahkemesi üyesinin sorumlu olduğuna dair istemde bulunduğu, talebin suç soruşturması veya kovuşturmasına ilişkin olmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki; 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un ''Başkan ve üyeler hakkında soruşturma'' başlığı altında düzenlenen 16 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre; ''Başkan ve üyelerin görevlerinden doğan veya görevleri sırasında işledikleri iddia edilen suçları, kişisel suçları ve disiplin eylemleri için soruşturma açılması Genel Kurulun kararına bağlıdır. Ancak, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâllerinde, soruşturma genel hükümlere göre yürütülür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Bu itibarla kanundaki yasal şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesinde sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.09.2019 tarihli ve 2019/689 Esas, 2019/519 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/7060, K. 2024/4, T. 08.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-7060-e-2024-4-k-1dba0be215f1