Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6805 E. 2023/5143 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6805
- Karar No
- 2023/5143
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 21.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; " müvekkilinin TRT Kurdi kanalında spiker olarak çalışmakta iken 28.07.2016 tarihinde kurumdan uzaklaştırıldığını, 01.09.2016 tarihinde 672 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiğini, 09.03.3017 tarihinde gözaltına alındığını, yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davacının haksız olarak görevinden ihraç edilmesi nedeniyle maaş alacakları ve özlük haklarının ve haksız gözaltı nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek 100.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir. 2.Davalı vekili 09.08.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde açılıp açılmadığı, mahkemenin yetkili olup olmadığı, davacı vekilinin tazminat davası açma yetkisinin olup olmadığı, ceza davasının kesinleşip kesinleşmediği hususlarının araştırılması gerektiğini, maddi ve manevi tazminat talebinin yüksek olduğunu, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden, daha sonra esastan reddine karar verilmesi gerektiğini" beyan etmiştir. 3.Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2018/493 Esas 2018/809 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2018/3927 Esas 2019/969 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; haksız uzaklaştırma ve ihraç işlemi nedeni ile doğan/ doğacak maaş alacakları ve özlük hakları, kendisini vekil ile temsil ettirmiş olmasına rağmen vekalet ücreti masrafı, müvekkilin ve ailesinin haksız gözaltı işlemi nedeni ile yaşadığı üzüntü, sosyal çevresinde uğradığı itibar kaybı tamamen göz ardı edilerek verilen hakkaniyete açıkça aykırı olan yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; davacının Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/7423 soruşturma sayılı dosyasında üzerine atılı suç nedeniyle 09/03/2017 tarihinde gözaltında kaldığı, bahse konu soruşturma dosyasında 05/02/2018 tarihinde sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, gözaltında kalınan sürenin mahsup edildiğine dair bir bilgiye ulaşılamadığı ve davacının mükerrer nitelikte açmış olduğu başkaca tazminat davasının bulunmadığı, davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafça dosyaya gelir durumuna ilişkin herhangi bir evrak ibraz edilmemesi nedeniyle maddi tazminat hesabında asgari ücret üzerinden belirlenecek bir miktarın maddi tazminat olarak belirlenmesi gerektiği kanaatine varıldığından, asgari ücret temel alınarak davacının gözaltında kaldığı 1 gün için 48,13 TL maddi ve 100,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 09.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazine'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucuna uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; maddi manevi tazminat talebinin kısmen kabul ve kısmen reddine ilişkin kararda usul ve yasaya aykırı bir yön de bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat davasının dayanağını oluşturan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/7423 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.03.2017 tarihinde yakalanarak ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığı, yürütülen soruştuma sonunda davacı hakkında 05.02.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, yakalama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu anlaşılmıştır. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1.Davanın süresinde açılıp açılmadığının anlaşılması bakımından, tazminat istemine dayanak olan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/7423 sayılı sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hangi tarihte kesinleştiği ve kesinleşme şerhli örneğinin davacıya tebliğ edilip edilmediği mahal Cumhuriyet Başsavcılığından da sorulmak suretiyle, şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenerek, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve davacı ile ilgili gözaltı ve serbest bırakılmasına ilişkin evraklarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri dosya içerisine alınmadan hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. 2. Kabule göre; 2.1 Davacı vekili tarafından davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeniyle vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında talep edildiği, vekil tarafından sunulan serbest meslek makbuzunun 20.06.2018 tarihli olduğu, davacı hakkında 05.02.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ancak karar da vekilden bahsedilmediği anlaşılmakla; davacı vekili tarafından tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma sırasında davacının vekil ile temsil edilip edilmediği, edilmiş ise baro tarafından atanan bir müdafii ile mi yoksa iradi bir vekil ile mi temsil edildiği araştırılarak, davacının iradi bir vekil ile temsil edildiğinin tespit edilmesi halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti miktarının maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. 2.2 Davacının 01.09.2016 tarihinde 672 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edilmesinin idari işlem niteliğinde olup koruma tedbirlerinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından, mahrum kaldığı kazanç kaybı ve özlük haklarının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilemeyeceğinden bu hususa ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş olup , 1 gün göz altında kalan davacı için maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmasında ve hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir. 2.3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından davacı vekilinin manevi tazminatın düşük olduğuna yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (1) ve (2.1) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2018/3927 Esas 2019/969 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.