Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/676 E. 2024/7132 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/676
Karar No
2024/7132
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/462 Esas, 2016/284 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteminin; asli kusurlu olanın ölen bisiklet sürücüsü olduğu, tali kusurlu olmasına rağmen verilen cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak fazla olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz isteminin; kusur raporlarına itiraz edildiğine, olay yerini terk eden sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanığa verilen temel cezanın az olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 15.03.2015 günü saat 20.00 sıralarında gece vakti, eğimsiz, virajlı, ıslak, asfalt kaplama aydınlatma bulunmayan, havanın yağmurlu olduğu azami hız limitinin 50 Km/h olduğu yolda, sürücü ...’ın yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile Sinirci yönünden Beyköy yönüne seyrederek olay yeri kavşak mahalline geldiğinde, kavşağın sağ tarafında park halinde bulunan araç arkasından kavşağa giren sürücü ...’nin yönetimindeki bisikletin sol yan kısmına, aracının ön kısmı ile çarpması sonucu bisiklet sürücüsünün ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, kamyonete ait yaklaşık 30,00m fren izinin bulunduğu, bisiklet üzerinde ışıklandırma, aydınlatma ve yansıtıcı bulunmadığı, kaza tespit tutanağında: bu kazanın meydana gelmesinde bisiklet sürücüsünün 2918 sayılı KTK.57/c gereği, kamyonet sürücüsünün ise 2918 sayılı KTK.52/a gereği kusurlu olduğunun belirtildiği, soruşturma aşamasında alınan 15.05.2013 tarihli bilirkişi ile mahkemesince alınan 29.12.2015 tarihli bilirkişi raporlarında: açık kasa kamyonet sürücüsü sanık ...’ın 30.6 metre frenle, kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığından 2918 sayılı KTK’nın 52/1-a.maddesi uyarınca tali kusurlu olduğu belirlendiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin raporunda: Kamyonet sürücüsü ...'ın, aracına ait tespit edilmiş olan 30,00m fren izi mesafesi dikkate alındığında, yönetimindeki kamyonet ise seyri sırasında aracının hızını mahal şartlarına göre ayarlamamış, kavşağa yaklaşırken aracının hızını azaltmamış olmakla, olay yeri kavşak mahalline geldiğinde, sağ taraftan kontrolsüzce kavşağa giren bisikletliyi gördüğünde, çarpmamak ve kurtarmak için fren tatbik etmesine rağmen mahal şartları üzerindeki hızı nedeniyle çarpmayı önleyemediği olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle tali kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; adli sicil kaydı bulunmayan, sanığın cezasından TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılan lehe hükümlerin uygulanması talebi olan sanık hakkında, "...yasal şartları oluşmadığından sanığa verilen hapis cezasının T.C.K.’nın 50. maddesinde yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına..." şeklindeki dosya içeriğiyle uyumlu olmayan, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile 5237 sayılı Kanunun 50/4 delaletiyle 50/1-a.maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi, 2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61/1-g.maddesindeki "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Düzce 5.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/676, K. 2024/7132, T. 04.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-676-e-2024-7132-k-d5dc7f26d852