Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6375 E. 2025/2394 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6375
- Karar No
- 2025/2394
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/630 Esas., 2018/3155 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafi ve mahalli cumhuriyet savcısının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur raporuna itiraz edildiğine, ölenin emniyet kemeri takmaması ve direksiyona müdahalesi ile kazanın meydana geldiğinden sanık hakkında fazla cezaya hükmedildiğine ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 28.06.2016 günü saat 00.20 sıralarında gece vakti, aydınlatmanın olduğu, tek yönlü bölünmüş üç şeritli 17 metre genişliğinde kuru asfalt yolda, sanık sürücü ...'un 1,59 promil alkollü şekilde sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile İlkadım Bulvarı üzerinde Belediyeevleri istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesi sağa doğru yönelip yolun sağında bulunan su kanalına aracının muhtelif kısımlarıyla çarpması akabinde savrularak takla atmasıyla aracında yolcu olarak bulunan ...'ın ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 16/10/2017 tarihli raporunda alternatif şekilde ikili rapor hazırlanarak ölen yolcunun direksiyona müdahale ettiği durumda sanığın asli ölenin tali kusurlu olduğu, direksiyona müdahalesinin olmaması durumunda sanığın asli ölenin ise kusursuz olduğunun belirtildiği, Yerel Mahkemece, ölenin direksiyona müdahale ettiği kabul edilse dahi, sanığın aracın mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyretmesi nedeniyle bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu ve kaza akabinde yapılan ölçümde 1,59 promil alkollü olması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, kazada sanık sürücünün asli kusurlu olduğu kabul edilerek, olayın meydana geliş biçimi, kaza neticesinde bir kişinin ölmüş olması nedeniyle suçun işleniş şekli, kusur durumu ile hak ve nesafet kuralları da gözetilmek sureti ile alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Samsun 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.