Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6204 E. 2025/8187 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6204
Karar No
2025/8187
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/751 E., 2019/12 K. SUÇLAR : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Eskişehir Askeri Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunun 146. madde delaletiyle 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin hükmün, sanık müdafi, mahalli savcı, komutan tarafından temyizi ile Askeri Yargıtay'ın 21.04.2015 tarih, 2015/236 Esas-2015/241 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazı ile dosyanın Askeri Yargıtay Daireler Kuruluna gönderilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Daireler Kurulu'nun 11.06.2015 tarih, 2015/61 Esas-2015/76 Karar sayılı kararı ile Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmesi üzerine, Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesince duruşma açılıp, sanık hakkında üste hakaret suçundan eylemine uyan Askeri Ceza Kanununun 85/1 maddesi, 5237 sayılı TCK'nın 22/3, 62, 53/1, 2, 3, 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen karara karşı sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; müvekkili hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini, bilinçli taksir uygulanacaksa da daha az oranda uygulanması gerektiğini, mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, katılanlar vekilinin temyiz isteği; sanığa üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğini, bilinçli taksir oranın eksik olduğunu, sanık hakkında TCK 62 maddesinin uygulanmaması gerektiğini, yerel mahkemece suç tanımının hatalı yazıldığını, tarafına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık Er ...'ın ....Ana Jet Üs Komutanlığında makam şoförü, sanık Astsubay Üstçavuş ...'nin aynı yerde görevli emir astsubayı ve müteveffanın da aynı yerde posta eri olarak görevli bulundukları, olay günü akşam saatlerinde sanık ..., müteveffa ve arkadaşları er ..., ..., ... ile birlikte giriş katında bulunan 10- 12 metrekarelik şoförler odasında oturup sohbet ettikleri, sanık ...'nin sanık ...'ı telefonla arayarak yukarıda kata yanına çağırdığı, burada silah dolabının anahtarını sanık ...'a vererek silahları almasını istediği, sanık ...'ın kendi üzerine kayıtlı ... marka ve sanık ... üzerine kayıtlı ... marka silahları belirtilen dolabı açarak aldığı, dolap anahtarı astsubay sanık ...'e verdiği, sanık ...'in hemen çıkmayacaklarını, yarım saat sonra çıkacaklarını söylemesi üzerine sanık ...'ın şoförler odasına gittiği, silahları önce kapı girişine göre odanın sol tarafında bulunan masanın üzerine bırakarak "sohbete devam mı" diye sorduğunu, oradakilerin de "evet konuşuyoruz" dediğini, müteveffanın odadan çıkmadan önce oturduğu koltuğunda oturduğunu gören sanık ...'ın müteveffaya hitaben "koltuğuma oturmuşsun, yerimden kalk" dediği, müteveffanın da "boş silahla beni mi korkutacaksın" dediği, sanık ...'ın masanın üzerinde bulunan ... marka silahı alıp şarjörünü çıkararak dolu olduğunu gösterdiği ve tekrar silaha taktığı, bu sırada tanık ...'ın da ... marka silahı masadan alıp beline taktığı, sonra da eline alıp koltuğuna oturduğu, tanık beyanlarına göre müteveffanın "aman aman ben böyle şeylerden korkarım, tamam" diyerek koltuktan kalkarak karşısındaki koltuğa geçtiği, sanığın elinde ... marka silah elinde bulunduğu halde müteveffanın boşalttığı koltuğun önünde ayakta durmaya başlayarak müteveffaya "korkma, bunlar emniyetli silahtır" diyerek dolu silahın emniyeti açıp, kapak takımını geriye doğru çekip bırakmak suretiyle namluya mermi sürdüğü, bu sırada sağ el işaret parmağının tetik muhaafazasının içinde tetiğin üzerinde olduğu, bu şekilde 1-2 dakika sohbet ettikleri, daha sonra tanık ....'nun "hadi gidelim, arabaları çalıştıralım" demesi üzerine sanık ...'ın ayağa kalkarak müteveffanın oturduğu koltuğa doğru bir adım attığı, aralarında mesafenin 0,5 m olduğu bu esnada tetiğin üzerinde olan parmağının tetiğe teması sonrası ateş aldığı, çıkan merminin müteveffaya göğüs bölgesinden isabet ettiği, müteveffanın yaralanması nedeniyle bağırarak panikle odadan çıkmaya çalıştığı ancak kapı eşiğinde yüz üstü yere düştüğü ve vefat ettiği olayda; sanığın, 20.11.2012 tarihinde şubesinden sevk edilerek askerlik hizmetine başladığı, acemi eğitiminin tamamlanması üzerine usta birliğine 28.12.2012 tarihinde katıldığı, komutan şoförü olarak görevlendirildiği, 28.06.2013 tarihinde ... marka silah ve mermilerinin teslim edildiği, bu teslim senedinde silahla ile oynamaması, boş da olsa mekanizmayı çekip bırakmaması, tetik düşürmemesi, silaha mermi sürmemesi bilgilendirilmesi yapıldığı, 17.01.2013, 08.07.2013 tarihlerinde silah eğitimi aldığı, Jandarma Kriminal Başkanlığı raporuna göre söz konusu silahların çalışır durumda olduğu, yapılan incelemede olay yerinde bulunan kova ve mermi çekirdeğinin ... marka silaha ait olduğu, Jandarma Kriminal Başkanlığı raporuna göre atışın uzak atış niteliğinde olduğu, sanığın silah teslim senedinde verilen emirlere aykırı olarak tabanca ile oynayıp, kapak takımını çekip bırakarak, odadan çıkmak için hareket ettiği sırada, elini tetik tertibatında bulundurarak tabancanın emniyette olup olmadığını ve doğrulttuğu yere de dikkat etmeksizin 10- 12 metrakarelik küçük ve 5 kişinin olduğu kalabalık bir oda içerisinde; tabancanın, tetik tertibatına yapılacak orta şiddetli bir temas sonucunda ateş alacağını, merminin odada bulunan herhangi bir kişinin ölümüne neden olabileceğini öngördüğü, ancak tanık ifadelerine nazaran ölen ile arasında herhangi bir husumette olmayan sanığın ölüm sonucunu istemediği ve kabullenmediği, bu nedenlerle olayda bilinçli taksirin var olduğu kanaatiyle sanığın bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Sanık ...'ın olay yerinde müteveffaya hitaben "koltuğuma oturmuşsun, yerimden kalk" dediği, müteveffanın da "boş silahla beni mi korkutacaksın" dediği, sanık ...'ın masanın üzerinde bulunan ... marka silahı alıp şarjörünü çıkararak dolu olduğunu gösterdiği ve tekrar silaha taktığı, tanık beyanlarına göre müteveffanın "aman aman ben böyle şeylerden korkarım, tamam" diyerek koltuktan kalkarak karşısındaki koltuğa geçtiği, sanığın elinde ... marka silah elinde bulunduğu halde müteveffanın boşalttığı koltuğun önünde ayakta durmaya başlayarak müteveffaya "korkma, bunlar emniyetli silahtır" diyerek dolu silahın emniyeti açıp, kapak takımını geriye doğru çekip bırakmak suretiyle namluya mermi sürdüğü, bu sırada sağ el işaret parmağının tetik muhaafazasının içinde tetiğin üzerinde olduğu, bu şekilde 1-2 dakika sohbet ettikleri, daha sonra tanık ...u'nun "hadi gidelim, arabaları çalıştıralım" demesi üzerine sanık ...'ın ayağa kalkarak müteveffanın oturduğu koltuğa doğru bir adım attığı, aralarında mesafenin 0,5 m olduğu bu esnada tetiğin üzerinde olan parmağının tetiğe teması sonrası ateş aldığı, sanığın dolu silahın emniyeti açıp, kapak takımını geriye doğru çekip bırakmak suretiyle namluya mermi sürdüğü, bu sırada sağ el işaret parmağının tetik muhaafazasının içinde tetiğin üzerinde olduğu, silah eğitimi aldığı, kendisine teslim eden silah teslim senedinde de silahla ile oynamaması, boş da olsa mekanizmayı çekip bırakmaması, tetik düşürmemesi, silaha mermi sürmemesi bilgilendirilmesi yapıldığı, ölenle aralarında öldürmeye gerektirecek bir husumet olmayan olan sanık eli tetik üzerindeyken ayağa kalkması neticesinde silahın ateş alarak müteveffanın ölümüne neden olduğu, sanık ...'ın TCK'nun 21/2. maddesinde, "suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi" şeklinde tanımlanan ve silahın dolu olması veya emniyetinin açık olması halinde patlayarak kişinin öleceğini öngörmesine karşın yine de silahı elinde bulundurup tetikte bulunan parmağıyla basmak suretiyle ölüm sonucunu meydana getirdiği, bu durumda muhtemel bazı neticelerin meydana gelebileceğini öngörmesine rağmen, neticeyi önlemek adına herhangi bir çaba sarf etmediğinin ve bu suretle muhtemel neticeyi kabullenerek fiili gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eylemini olası kast ile öldürme suçunu işlediği ve olası kast hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek, bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabul ve uygulamaya göre de;

1.Taksirle öldürme fiilinden sanığa ceza tayininde, hüküm fıkrasının birinci maddesinde suç ve uygulanan kanun maddesi zikredilirken, "Üste hakaret suçundan eylemine uyan Askeri Ceza Kanununun 85/1 maddesi" şeklinde yazılması,

2. TCK'nın 53/1, 2, 3. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden taksirle ölüme neden olma suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,

3.Yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY:

Sanığın verilen emirlere aykırı olarak tabanca ile oynayıp, kapak takımını çekip bırakarak odadan çıkmak için hareket ettiği sırada, elini tetik tertibatında tutarak, tabancanın emniyette olup olmadığını kontrol etmediği, küçük ve kalabalık bir oda içinde silahın tetiğe temas halinde patlayabileceği, herhangi bir kişiye isabet edebileceğini öngörebileceği,

Ancak; ölenle bir husumeti bulunmadığı, ölüm sonucunu istemediği ve kabullenmediği, bu durumda bilinçli taksirle ölüme sebebiyetten sorumlu tutulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6204, K. 2025/8187, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-6204-e-2025-8187-k-8867c24f3842