Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5722 E. 2024/6355 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5722
- Karar No
- 2024/6355
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/482 E., 2021/102 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Yerel Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 1.476.779,00 TL maddi ve 1.500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 5.095,63 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin karara yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz isteklerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 05.10.2020 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece 5.095,63 TL maddi 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna, reddedilen maddi tazminat taleplerinin gerçek zarar olduğuna ve kabul edilmesi gerektiğine, davacı ile aynı konumda olan ve açılan benzer davalarda daha yüksek tazminatlara hükmedildiğine, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Yerel Mahkemece Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas – 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 13.08.2011 – 19.06.2014 tarihleri arasında 1041 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı,, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, manevi tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davalı vekilinin ve davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davacının tutuklandıktan sonra 12.12.2013 tarihinde emekli olduğunun anlaşılması karşısında, emekli olduğu tarih ile tahliye olduğu tarih arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanan "5.258,37" TL'nin maddi tazminat olarak hüküm altına alınması ve bu miktara emeklilik tarihinden işleyecek yasal faize hükmedilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak 5.095,63 TL'nin tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile maddi tazminat olarak belirlenmesi suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği maddi tazminat miktarının belirlendiği bölümünde yer alan "5.095,63 TL" ve "13/02/2011" ibarelerinin, sırasıyla "5.258,37 TL" ve " 12/12/2013" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.