Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4526 E. 2024/7546 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4526
Karar No
2024/7546
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1182 - 2018/520 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53, 51/1-3 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesine ve hapis cezasının ertelenmesine, Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlemediğine, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık tarafından, 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmazda izinsiz olarak yapı inşa edildiği iddiasıyla dava açıldığı, sanığın aşamalardaki savunmalarında, taşınmazın inşasına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ...'un başladığını, inşaatın kabası bittikten sonra binayı hakkında yine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanık ... 'ya sattığını, sanık ...'in akrabası ve iş ortağı olduğunu, inşaatı kendi adına yaptırdığını, şirketle ve kendisi ile bir bağlantısının bulunmadığını, sanık ... İstanbul'da olduğundan, kendisi de daha çok Selimiye'de bulunduğundan göz kulak olmak amacıyla inşaata gidip geldiğini, çalışanlara emir ve talimat verme yetkisinin bulunmadığını beyan ettiği, taşınmaz kaydı incelendiğinde, tarla ve bademlik vasfıyla kayıtlı taşınmazın temyiz dışı sanık ... tarafından 07.04.2014 tarihinde satış yoluyla edinildiğinin anlaşıldığı, sanık ...'in aşamalardaki savunmalarında, suça konu yeri 2014 yılında kaba inşaatı bitmiş halde sanık ...'dan teslim aldığını, inşaatı usta - taşeronlara ücret mukabilinde yaptırarak bitirdiğini, sanık ...'ın akrabası olduğunu, Selimiye'de olmadığı zamanlar sanık ...'ın inşaata göz kulak olduğunu ancak inşaatın yapılması ile alakasının olmadığını beyan ettiği, temyiz dışı sanık ...'un savunmasında, tarlayı 2013 yılında aldığını, inşaat yapmak için herhangi bir kuruma resmi başvuruda bulunmadığını, komşusu olan diğer arazideki şahıslarla bir takım sıkıntılar çıkması üzerine inşaatı 2014 yılında kaba inşaatı bitmiş vaziyette sanık ...'e sattığını, sanık ...'ın inşaatın yapımı ile ilgili herhangi bir katkısının olmadığını beyan ettiği, tanık ...'in ifadesinde, inşaatın yapım sürecinde sanık ... ile birkaç kez telefonda görüştüklerini, kendisine tehdit içerikli cümleler sarfettiğini, inşaatla sanığın ilgilendiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, "Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği" gerekçesi ile 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e. maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, " Sanık ...'nun inşaat mühendisi olduğu, mahkemedeki savunmasına göre ortağı olduğu ... 'nın 3. derece doğal sit alanında mesleği gereği ruhsat ve gerekli izinler alınmadan inşaat yapılamayacak alanda sanık her ne kadar kısa bir süre inşaat ile ilgilendiğini savunmuş ise de, sanığın inşaat ile ilgilendiği, hatta katılanın şikayet için inşaatın başında olduğundan kendisini aradığı dikkate alındığında 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde 'yapan ve yaptıran' kavramına dahil olduğu kabul edilerek, sanığın aşamalardaki savunması ve tanık ...'in aşamalardaki değişmeyen ancak ayrıntılandırılan beyanları ve sanığın tevilli ikrarı ile sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediği" sabit görülerek üzerine atılı 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Dosya kapsamındaki tüm sanık savunmaları, taşınmaz kaydı, temyiz dışı sanık ... adına düzenlenen yapı tatil tutanağı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanık ...'ın suça konu taşınmazın maliki olmadığı gibi, "inşaatı yapan ya da yaptıran" sıfatını da haiz olmadığı anlaşılmakla, "sanığın inşaat mühendisi olup, inşaatla ilgilendiği" şeklindeki gerekçe ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/4526, K. 2024/7546, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-4526-e-2024-7546-k-d0b365b03dc9