Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/446 E. 2024/6502 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/446
Karar No
2024/6502
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/760 E., 2016/344 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; mahkemenin gerekçesiz şekilde sanık lehine yorum yapmadığına, ceza miktarına, lehine hükümlerin uygulanmamasına, şüpheden arınmış tek delilin ... olduğuna, onun da ölenin şerit ihlali yaptığını beyan ettiğine, olay yeri inceleme raporunda tespit edilen izin ölene ait olduğuna ve sanığın şeridinde olduğuna, bilirkişi raporlarının kurguya dayalı olduğuna, sanığın kusurunun olmadığını destekleyen raporların ve beyanların dikkate alınmadığına, hukuka aykırı şekilde karar verildiğine, sanığın cezalandırılmasına yeterli şüpheden uzak kesin delil olmadığına kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 16/11/2015 günü saat 17.45 sıralarında meskun mahalde alacakaranlıkta aydınlatmanın olduğu yol şerit çizgisinin olmadığı iki yönlü caddede , sanık sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonet ile eğimli virajlı yolda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde kamyonetin ön muhtelif kısımlarıyla karşı istikametten seyreden mağdur ...'nın sevk ve idaresindeki motosikletin çarpışması sonucu ...'nın öldüğü, olay sonrası sanığın olay yerini terk ettiği, daha sonra aracında yapılan incelemede kamyonetin tampon alt çıtasının kırık olduğu ve altına bakıldığında doku parçalarının tespit edildiği, aracın sağ ön lastiğinin patlak olduğu, motosikletin son konum itibari ile seyir istikametine göre sağ tarafında bulunan yol şerit çizgisine 3.20 m uzaklıkta olduğu, sürtünmeden dolayı oluşan kan izinin 70 cm uzaklıkta olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağı ile keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda sanığın araçların gidiş yönüne göre yolun sağından sürmek kuralını ihlal ettiği, ...'nın bir kusurunun olmadığının belirlendiği, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda ise sanığın şerit ihlali yaptığının kabulü halinde tamamen kusurlu olduğu, ölen sürücünün şerit ihlali yaptığının kabulü halinde ise sanığın kamyoneti ile seyri esnasında kendi şeridinde,karşı istikametten seyreden motosikleti fark ettiği esnada gerekli fren ve direksiyon tedbirini almadığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmış olup mahkemece olay yeri inceleme raporu, tutanak tanıkları anlatımları, ceset ve kan ile doku parçalarının yoğunlukla ölenin kendi şeridinde olması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde kazanın sanığın şerit ihlali yapması nedeniyle meydana geldiği kabul edilerek sanığın TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas-2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saiki" gerekçesine, (b) bendinde yer alan ''suçun işlenmesinde kullanılan araçlar'' gerekçesine ve (f) bendinde yer alan ''failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı'' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Simav Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının ilk bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saiki" ''suçun işlenmesinde kullanılan araçlar'' ve ''failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı'' ibarelerinin çıkarılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/446, K. 2024/6502, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-446-e-2024-6502-k-e219237c0066